21 Şubat 2020, Cuma
Pınar ENSARİ

Pınar ENSARİ

Kıskıvrak Yakala...

28 Ağustos 2019, Çarşamba 14:43

Takip Edin

Siz nasıl bir insansınız hiç düşündünüz mü?

Klasik olan şu soruyu kendinize sorma gereğini duydunuz mu hiç?

Yarısı su dolu bardağa bakarken gördüğünüz boş olan kısım mı yoksa dolu tarafı mı?

Yaşamınızda tenkit, eleştiri, öğüt, asık surat, stres, en iyi ben bilirimcilik ne kadar yer tutuyor ya da sizin bu anlamdaki gazabınıza en çok kim uğruyor? Eşiniz?Dostlarınız? Yoksa çocuklarınız mı?

Kim?!

Eşiniz ise Allah sabır versin. Dostlarınızsa zaten fazla dayanamazlar.

Çocuklarınızsa yakın zamanda boyunlarında bir levha ile karşınıza çıkabilirler. Lütfen beni yanlış bir şey yaparken değil de doğru bir davranışta bulunurken kıskıvrak yakala!

Ne dersiniz bu duruma?

Diyelim ki çocuğunuz dağınık, biraz da pasaklı siz onu uyarmaktan o ise pasaklı ve dağınık olmaktan vazgeçmiyor. Her gün okul dönüşü bir kamyon laf duyuyor sizden ama ne çare...

Bir gün nasıl olduysa eli yüzü temiz üstü başı düzgün geliyor okuldan, siz de hayret ediyor bunun bir tesadüf olduğunu düşünüp söylemek için hazırlamış olduğunuz nutku daha sonraya bırakarak işinize geri dönüyorsunuz. Neden?

Oysa onu kıskıvrak yakalamıştınız, niçin bıraktınız?

  1. aferin deseniz, alnından öpseniz, ona sevdiği pastayı ya da yemeği yapıp kendisini kral gibi hissettirseniz...

Bazen elimize geçen fırsatları kuş gibi uçurma noktasında ne kadar da başarılıyız. Şunu unutmayalım ki yediden yetmişe ödüllendirilen davranışlar mutlaka tekrarlanır.

Amerikalı ünlü Psikolog William James yaptığı bir araştırmada insanlardan yarım bırakılmış şu cümledeki boşluğu doldurmalarını istemiş.

“İnsanların doğasındaki en derin arzusu ....... olmaktır “

İsterseniz biz de katılanlara tanınan 1 dakikalık süre içerisindeymişiz gibi beraber insan doğasındaki en derin arzunun bizler içinde ne olduğunu şöyle arkamıza yaslanarak kendimize bir soralım.

İnsan doğasındaki en derin arzu için kişiler; zengin olmak, güzel olmak, mutlu olmak, ölümsüz olmak, sevilmek gibi bir çok tahminde bulunmuşlar. Tüm yaşamını insan doğasını incelemek için harcadıktan sonra gerçek yanıtı keşfetmiş profesör ve boşluğu şu şekilde doldurmuştur: ”takdir edilme arzusu”

Yaşamımız boyunca anne babalarımız, ardındansa öğretmenlerimiz bizim için en önemli insanlar olarak hafızamızda yer edinirler çünkü onlar kendimize yönelik duygularımızın belirlenmesindeki doğrudan ve en etkili güçtürler.

Çocukluğumuza döndüğümüzde kendimizi geliştirmeye yönelik çabalarımız, anne babalarımızın yada öğretmenlerimizin her sözü ile yolumuzu şekillendirir ve yaşamımız boyunca hep bizlerle olur.

Eğer çocukluk yıllarımız boyunca hep eleştirilmiş ve yeterince takdir edilmemişsek üstelik bir de çoğu zaman kendimizi aşağılanmış hissetmişsek kaç yaşına gelirsek gelelim, yürüdüğümüz o yoldaki kırgınlıklar ve duygularımız yüreğimizde hep bizlerle kalır.

Bundan dolayıdır ki, anne baba ve öğretmenlerin tutumları çocukların yaşamına yön verir ve kişilik gelişimlerini doğrudan etkiler.

Sağlıklı yetişen bireylerin, sağlıklı toplumlar oluşturacağı düşünülürse aslında bunun bir toplumsal sorun olduğunu da açıkça görebiliriz.

Sadece bakış açımızı değiştirmek, sağlıklı düşünebilen ve sağlıklı davranabilen yavrularımızın varlığı için önemlidir.

Sizden ricam kıskıvrak yakalamışken lütfen bırakmayın olur mu?

Sevginizle, sağduyunuzla, kontrollü davranışlarınızla, pozitif enerjiniz ve taktir etmeyi bilen tavrınızla daha iyi günlere doğru hoşçakalın.

Makale Yorumları

Makaleye Ait Yorum Bulunmamaktadır.

Yorum Yazın

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.