19 Mart 2019, Salı
Kazım KARAKAYA

Kazım KARAKAYA

Sanal Siyaset

19 Şubat 2019, Salı 17:39

Takip Edin

Türkiye’de 50 milyondan fazla olduğu tespit edilen sosyal medya kullanıcılarının, günlük 3 saat sosyal ağlarda kaldığı hesaplanmış.

82 milyon nüfuslu ülkemizin yaklaşık 3’te 2’si internette sosyal medya kullanıcısı…

Normal şartlar altında bir insan günün 24 saatinin 8 saatini uyuyarak geçiriyor.

Geriye 16 saat kalıyor.

16 saatin 10 saatini de çalışarak geçirse; yeme, içme, gezme, dinlenme ve diğer sosyal aktiviteler için 6 saatlik bir boş vakit var.

Bizim insanımız bu 6 saatin yarısını sosyal ağlarda geçiriyor.

Tam 3 saat…

Sosyal ağlar ayrı bir dünya, ayrı bir coğrafya.

Sosyal medya kullanıcısı; hem eskilerin ‘yalan dünya’ dediği gerçek zamanlı, gerçek mekânda hem de sanal dünyada yaşıyor…

Bir bedende iki can gibi.

Günün 3 saatini, yani 8’de 1’ini başka bir alemde yaşıyorsunuz.

Normalde buradasınız, buranın havasını teneffüs ediyorsunuz; sanalda başka bir alemdesiniz.

Son zamanlarda siyasiler de bu dijital dönüşümünün farkına vardı.

                                                                 ****

Bir belediye başkan adayı ‘sanal dünyaya’ gitmeden, günde kaç kişiye ulaşabilir?

Sabahtan akşama kadar gezse en fazla 1000 kişiyle tokalaşır.

Ama sanal dünyada öyle mi? Bir anda on binlerce kişiye ulaşabiliyor.

Sosyal medya aracılığıyla yaptığı bir canlı yayınla on birlerce seçmenle aynı anda yüzleşebiliyor.  

Sanal alemde hiçbir şey uzak değil. Anında ulaşılabiliyor.

                                                                   ****

Aslına bakarsanız, bu dijital dönüşüm; siyasi propagandaların şeklini, şemalini de değiştirdi.

Eskiden adaylar seçim sürecinde çok daha farklı kampanyalar yürütmek zorunda kalırdı.

Şimdi işler kolaylaştı.

Sanal aleme girdin mi herkes avcunun içinde…

Siyasiler sanal medya sayesinde büyük kitlelere ulaşabiliyor, meramlarını anlatabiliyorlar.

                                                                    ****

Ama ipin ucunu kaçıranlar politikacılar da yok değil:

Adam sosyal medya hebasından paylaşıyor; “çok sevdiğin falancanın çok kıymetli büyükbabası filanın cenaze törenine katıldık” diye paylaşım yapıyor. Tabut ile kendisini aynı karede buluşturan fotoğrafları paylaşmaktan hiç çekinmiyor. Cenaze toprağa verilirken bile fotoğraf paylaşan siyasiler var.

Sabahtan akşama kadar gezdiği yüzlerce esnafın fotoğraflarını paylaşanlara ne demeli?

“Esnafımızı gezdik, hasbihal ettik, çayını yudumladık” diye samimiyetten uzak gülümsemelerle paylaşılan fotoğraflar…

Bir belediye başkanı veya belediye başkan adayı olarak akşama kadar gezdiğin esnafın, sanatkarın hangi sorununu çözdün ya da çözmeye niyetlisin?

Esnaf seni gelip kendisiyle fotoğraf çektirdin diye mi belediye başkanlığına seçecek?

Ev ziyaretlerinde paylaşılan fotoğraflar daha da vahim; hadi gittin eve, adamın oylarına talip oldun; neden ev halini cümle aleme gösteriyorsun ki?

                                                                        ****

Evet dijital dönüşüm, teknolojinin güzel bir nimeti ama, bizimkiler diğer teknolojik gelişmelerde olduğu gibi bunun da suyunu çıkardı.

Sen kitlelere ulaşırken projelerinden bahset, esnafla yudumladığın çaydan bana ne!

Ya da memleketin sorunlarını nasıl çözeceğini anlat, falanca merhumun tabutunun başında çektirdiği fotoğrafın kime ne faydası var?

 

 

 

Makale Yorumları

Makaleye Ait Yorum Bulunmamaktadır.

Yorum Yazın

CAPTCHA security code

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.