24 Ağustos 2019, Cumartesi
Kazım KARAKAYA

Kazım KARAKAYA

Niğde’nin son şansı

30 Mayıs 2019, Perşembe 2:41

Takip Edin

Haftanın sözü

“Televizyon kanallarının hava durumu bültenlerinde bile Niğde’nin adı geçmiyor, çok üzülüyorum…”

Ali Kurtaran – Başkent Niğde Vakfı Başkanı

 

 

 

 

 

 

---

 

 

Niğde’nin son şansı

 

Ankara ve İstanbul’dan bakınca Niğde nasıl görünüyor?

Yöneticiler, bürokratlar Niğde’ye hangi gözle bakıyor?

Bence, “Memleketin arka bahçesi” gibi gören de vardır,

“Orada bir köy var uzakta, gitmesek de görmesek de o köy bizim köyümüz…” diyen de.

Eskiden çok kullanılan bir tabir vardı:

“Anadolu’nun şirin bir kenti...”

O eskidendi.

Şimdi şirinlik de kalmadı.

Çarpık yapılaşma, imar kirliliği, trafik sorunu, Akkaya’nın kokusu, çiftçilerin sorunları, İşsizlik…

Bu dertler şirinlik mi bıraktı memlekette?

Bir havamız bir de suyumuz kalmıştı övünebileceğimiz; onlar da gitti. Son zamanlarda hava kirliliğinde de zirveyi zorluyormuşuz, suyumuzun başına gelenleri zaten biliyorsunuz!

EeeN’olcak böyle?

Ne olacağını AK Parti Niğde Milletvekili Yavuz Ergun söyledi:

Dedi ki: “Ne yayıp edip, güçlü bir Niğde lobisi kurmalıyız…”

Görüş ayrılığı olmadan tüm siyasi partilerin milletvekilleri, il ve ilçe başkanları, belediye başkanları, valilik, üniversite, akademisyenler, sivil toplum kuruluşları, medya mensupları, esnaf ve sanatkarlar, sanayici ve işadamları, çiftçi temsilcileri…Kısacası toplumun her kesiminden insanların olduğu güçlü bir Niğde lobisi…

Herkes elini taşın altına koyacak, Niğde’nin çıkarları doğrultusunda birleşecek, kimse ötekileştirilmeyecek.

Lobinin önünü kesmeye çalışanlar ifşa edilecek.

Tek yumruk olunacak. Niğde için bir şey isteneceğe zaman masaya güçlü bir şekilde oturulacak.

Ankara’dan bakan seni ‘arka bahçe’ gibi görmeyecek.

Ya da sana ‘uzaktaki bir köy’ gibi bakmayacak.

Birlikten güç doğar. Bunun en güzel örneği bugünlerde İstanbul’da yaşanıyor. Önceleri seçim zamanında İstanbul’daki Niğdelileri kimse görmezdi bile. Şimdi Niğdeliler NİDEF adını verdikleri derneğin etrafında tek çatı altında toplandı. Rizeliler, Trabzonlular, Erzurumlular, Sivaslılar varsa biz de varız dedi, Niğdeliler. Tek çatı altında toplanan Niğdeliler, siyasilerin de gözdesi oldu. 23 Haziran’da tekrarlanacak İstanbul Belediye Başkanlığı seçimi öncesinde hem Cumhur ittifakının hem de Millet İttifakının temsilcileri hemen her her gün İstanbul’da oy kullanacak Niğdelilerin kapısını aşındırıyormuş.

E tabi, 100 bin Niğdeli var İstanbul’da… Hem de tek çatı altında toplanmış. Yani tek yumruk olmuşlar.

Niğde’nin başka şansı kalmadı.

Yatırımlardan yoksun, işsizliğin hat safhaya ulaştığı, yeni fabrikaların açılmadığı gibi var olanların kapandığı, tarımın sorunlarla dolu olduğu, köy ve kasabalarının neredeyse boşaldığı bu kenti, yine bu kentte yaşayanların güç birliği kurtaracak.

Arka bahçe ya da uzaktan bakılan bir köy olmak istemiyorsak, Niğde lobisini hayata geçirmeliyiz.

Belki de bu bizim son şansınız…

 

 

---

Yeni başkanlar, eski başkanlar

 

Tam da seçim bitti, şimdi geçim zamanı diyecektik ki,

Yeni başkanların, eski başkanlarla ilgili iddiaları Türkiye’nin her yerinde bir numaralı gündem maddesi oluverdi.

Böylece her yerde yine siyaset konuşulmaya başlandı.

Yeni başkanlar, eski başkanlar tarafından yapıldığını iddia ettikleri usulsüzlükleri, yolsuzlukları; gazetelerde, televizyonlarda, sosyal medyada çarşaf çarşaf anlatıyor.

Yenilir yutulur iddialar değil bunlar;

Falan partili yeni belediye başkanlarının, filan partili eski belediye başkanlarıyla ilgili ortaya attığı iddialara bakacak olursan, belediyeler hizmet üretmekten çok yandaşlarına para aktarma, ihale verme, 10 liralık işi 100 liraya yaptırma gibi işlerle uğraşmışlar…

Belediyeye gitmeden maaş alan bankamatikçiler de işin cabası!

Ya belediyelerde kurulduğu iddia edilen saltanata ne demeli?

Bu iddialar nedeniyle, yeni seçilen bazı belediye başkanlarının koltuklarına bile oturmaktan korkar hale geldiği bir dönemi yaşıyoruz.

Seçildiğine pişman olduğunu söyleyen belediye başkanı bile var.

Çok çetrefilli bir durum. Neresinden bakarsanız vahim. İddialar doğruysa da vahim, iftira ise de vahim.

Niğde’de de benzer iddialar var.

MHP Niğde Merkez İlçe Başkanlığı, MHP’nin seçim kazandığı 6 belde belediyesinde, eski dönemlere ait iddiaların incelenmesi için Sayıştay’a başvurdu.

Niğde’nin 6 belde belediyesinin MHP’li yeni başkanları, “İmarla ilgili usulsüzlükler” ve “Mali Disiplinsizlik” iddialarının araştırılmasını istiyor.

Ortada bir iddia varsa elbette araştırılmalı, soruşturulmalı ve sonuca göre de gereği yapılmalı.

Hatta sadece MHP’li başkanların kazandığı belde belediyeleri değil, şikayete bile gerek kalmaksızın tüm belediyelerde bu tür soruşturmalar seçimlerden önce ve sonra rutin hale getirilmeli.

Devletin ilgili kurumlarının yetkilileri, belediyeleri A’dan Z’ye inceleyip, varsa bir yolsuzluk, usulsüzlük derhal adli makamlara sonuçları rapor etmeli.

Böylece vatandaş, her seçimden sonra yeni belediye başkanlarının, eski belediye başkanlarıyla ilgili doğru veya yanlış iddialarıyla yatıp kalkmamalı.

Şimdi diyeceksiniz ki, mevcut haliyle belediyeler zaten kafalarına göre hareket edemiyor, belli bir denetimden geçiyor… Evet öyle ama, bu iddialar ile bazı iddiaları doğrulayan belgelere ne diyeceksiniz? Demek ki bir yerde eksik bir şeyler yapılıyor.

Bir de seçimlerden sonra belediye başkanı değişmeyen veya aynı partiye mensup başka bir belediye başkanının seçildiği belediyelerin durumu var.

Başkanı değişen belediyelerde yolsuzluk, usulsüzlük var da başkanı veya partisi değişmeyen belediyelerde yok mu?

Neden bu belediyelerde ilgili denetim yapılmasın?

Bunlar da denetlensin…

Sonuçta kul hakkı var

Tüm belediyeler araştırılsın, soruşturulsun, incelensin, her şey ortaya çıksın.

---

 

Siyasetçilerin güvenilirlikleri

ve Bünyamin Karataş…

“Siyasetçileri güvenilir bulmayanların” oranının yüzde 90’ların üzerine çıktığı,

Her 100 kişiden 70’inin “siyasetin bir çıkar aracı olarak kullanıldığına” inandığı,

Dün A partisinde ihale kovalarken, bugün B partisinde köşe kapmaca oynayanların baş tacı edildiği,

Sadece Mecliste ve siyasi partilerde değil evde, işyerinde, okulda, caddede, sokakta, kahvehanede, çay ocağında ve hemen hemen her yerde, 7’den 70’e herkesin siyaset yaptığı bir dönemde,

Siyasi bir kimliğe sahip olup da;

Hem güvenilir,

Hem çıkarcı olmayan,

Duruşuyla, düşüncesiyle toplumun tüm kesimlerinin saygısını kazanan siyasetçiler de yok değil…

Sayıları az da olsa saygın kişiliklere sahip olan bu tür siyasetçiler herkes tarafından sevilir, sayılır ama genelde yöneten pozisyonunda olmazlar.

Ya mensubu olduğu siyasi partinin başarısızlığından ya da kaderin bir cilvesi olarak politik arenada mutlaka bir şansızlık yaşarlar.

Bu tür insanların yöneten pozisyonunda olmaması kendi şansızlıklarından çok, bulundukları bölgelerin şansızlığıdır aslında…

“Şu makamda, şu kişi olsaydı keşke…” dediğiniz olmuştur mutlaka.

İşte o makamlarda olmayan ama sizin o makama yakıştırdığınız kişilerden bahsediyorum.

Hem genel hem de yerel siyasette az da olsa böyle kişiler var.

Sayıları bir elin parmaklarını geçmese de Niğde’nin de böyle siyasileri var.

Bunlardan biri de Bünyamin Karataş’tır…

Büyük Birlik Partisi’nde uzun yıllar siyaset yapan, partisinin yüzde 1, yüzde 2 oy oranına sahip olduğu dönemlerde bile çizgisini, duruşunu bozmayan, yalpalamayan, sağa sola sapmayan bir kişilik.

Devleti ve milletiyle ülkesinin bölünmez bütünlüğüne inanan,

Haksızlığın karşısında dik durabilen,

Niğde’nin ve Türkiye’nin yaşadığı sorunların çözümü noktasında sürekli kafa yoran, fikir üreten,

Memleket meseleleri konusunda her zaman fikrine başvurulan,

Yardımsever, şeffaf, yol gösterici, uzlaştırıcı, ayrıştırmayan, birleştirici bir siyasetçi…

Her seçim döneminde farklı siyasi partilerin de kendi saflarına çekmeye çalıştığı bir siyasetçi…

En son 31 Mart seçimlerinde de böyle oldu, muhtemelen bundan sonraki seçimlerde de aynısı olacak.

Belki herhangi bir makamda olmayacak ama, O yine çizgisini bozmadan, yol göstermeye, birleştirici olmaya devam edecek.

Birlik ve beraberliğe, ayrıştırıcı değil, birleştirici olmaya her zamankinden daha çok ihtiyaç duyduğumuz bu dönemde, siyaseti çıkar aracı olarak görmeyen, siyasi ikbal peşinde koşmayan, memleket meselelerine kafa yoran, fikir üreten siyasilerin her zaman var olması dileğiyle…

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Ülkemizde bir üniversitede yapılan araştırmada “siyasetçileri güvenilir bulmayanların” oranı yüzde 92 çıkmış.

Her 100 kişiden 92’si siyasetçilere güvenmiyor.

Aynı araştırmada yöneltilen başka bir soru “Siyasetin bir çıkar aracı olarak kullanıldığına inanıyor musunuz?”

Bu soruya “Kesinlikle inanıyorum” diyenlerin oranı yüzde 53, “inanıyorum” diyenlerin oranı ise yüzde 38.

Toplamda bakıldığında her 100 kişiden 91’i siyasetin bir çıkar aracı olarak kullanıldığını düşünüyor.

Peki İnsanlar siyasetten, politikacıdan ne bekler?

Öncelikli siyasilerin dürüst ve şeffaf olması istenir.

Makale Yorumları

Makaleye Ait Yorum Bulunmamaktadır.

Yorum Yazın

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.