27 Mayıs 2019, Pazartesi
Kazım KARAKAYA

Kazım KARAKAYA

Herkes gider Mersin’e…

09 Mayıs 2019, Perşembe 15:51

Takip Edin

Niğde’de 3 bin kişiyi hastanelik eden sorun, halen tespit edilemedi…

 

Yapay zekadan falan bahsetmiyorum,

 

Japonya’da belediye başkanlığına aday olan robotun maceralarını da anlatmayacağım…

 

Bir Avrupa ülkesinin, 20 yıl önce uzaya gönderilen bir istasyonun; uzayda oluşturduğu çöpü temizlemek için aynı yere bu kez çöp imha aracı göndermesi de çok umurumuzda olmayabilir…

 

 

Ama biz de bu dünyalıyız.

Bu teknolojilerin üretildiği kürede yaşıyoruz.

 

Adam 20 yıl önce uzaya bir araç gönderiyor, o araç çöp üretiyor, şimdi de o çöpü imha etmek için başka bir aracı yine uzaya gönderiyor.

 

Ya biz!

 

3 bin kişinin neden hastalandığını bile tespit edemiyoruz.

 

Niğde’de geçtiğimiz ay, 3 bine yakın insan ishal, mide bulantısı ve kusma şikayetiyle hastanelere akın etmiş, çoluk çocuk, yaşlı genç çok sayıda vatandaş yatağa düşmüştü…

 

Aradan bir aya yakın zaman geçmesine rağmen, bu kadar insanın hastanelerde tedavi altına alınmasına neden olan sebep ortaya çıkarılamadı.

 

Kimine göre içme suyuna kanalizasyon karışmış, kimine göre mevsim geçişleri nedeniyle sorun yaşanmıştı…

 

Niğde Valiliği ve Niğde Belediyesi içme suyunda bir sorun olmadığını açıklamış, çeşme suyundan vatandaşların gönül rahatlığı ile içebileceği belirtilmişti.

 

Ama ortada bir sorun vardı…

Bu kadar insan neden yatağa düştü?

Bu sorunun cevabı halen verilemedi.

 

Araştırıldığı, sonucun ortaya çıkmasının ardından kamuoyuna açıklama yapılacağı ifade edildi.

 

Dikkat edin, bir ay önce 3 bine yakın kişi hastanelik oluyor ve aradan bir ay geçmesine rağmen bunun nedeni halen belirlenemiyor.

 

El insaf !..

Bu süre içinde dünyada ve ülkemizde neler oldu, kısaca bir göz atalım;

 

*Bilim insanları, sinir hücrelerinin elektrikle kontrol edilmesiyle artrit, astım ve diyabet gibi birçok hastalığın tedavi edilebileceğini keşfetti…

 

*İngiliz bilim adamları, her yıl yoksul ülkelerde milyonlarca kişiyi etkileyen üç hastalığın tedavisinde kullanılabilecek tek bir ilaç geliştirdi."Nature" dergisinde yayımlanan araştırmada, yaklaşık 3 milyon bileşimin test edilmesi sonucu elde edilen ilacın, parazitlerin neden olduğu chagas, şark çıbanı (layşmanyaz) ve uyku hastalığı için umut ışığı olabileceği belirtildi.

 

*Prof. Dr. Turan, bitki kimyasallarından kanama durdurucu ve tıbbi aromatik bitkilerden kanser ilaçları üretmek için yoğun çaba harcadıklarını, bu çalışmalarda sona yaklaşıldığını ifade etti.

 

 

*Bilim insanlarının araştırma sonucu mini insan beyinleri oluşturuldu. 350 mikrometre (1 mikrometre, milimetrenin binde birine denk geliyor) boyutunda olan mini beyinler, pek çok yönüyle doğal pluripotent kök hücrelerere benzeyen indüklenmiş pluripotent kök hücreler (iPSCs) ile oluşturuldu.

 

 

*Türk bilim adamları, laboratuvar koşullarında tamamen yerli yapay kan üretimini gerçekleştirdi. Eskişehir Osmangazi Üniversitesi ve Anadolu Üniversitesi’ndeki bilim adamlarının başını çektiği ve TÜBİTAK’a sunulan Multidisipliner Araştırma Projesi önerisi kapsamında tamamen yerli hemoglobin bazlı yapay kan üretiminde ön çalışmalar başarıyla tamamlandı. Yapay kan acil ihtiyaç durumunda kullanılacak,

 

*Avrupalı bilim insanları, insan omurgasının 3 boyutlu görüntüsünü çıkaran bir yazılım geliştirdi. MySpine adı verilen yazılımda MR görüntüsü ile bilgisayar tomografisi taramaları kullanılıyor. MR verileri kıkırdak, tomografi taraması ise kemik dokusu hakkında bilgi sağlıyor. MySpine bu veriler sayesinde omurilik yapısını sanal olarak bilgisayarda görsel hale getiriyor.

 

 

*İsviçre’nin Lozan Politeknik Üniversitesi uzmanları, genç bir farenin beynindeki 30 milyon nöronu bilgisayarda bire bir olarak yarattı. Henry Markham, sanal beynin genç bir farenin beyniyle aynı şekilde işlev gösterdiğini ileri sürdü. Markham’a göre bu çalışma insan beyninin bilinmeyenlerinin ortaya çıkarılmasında etkili olacak

 

 

*Amerikalı Spark Therapeutics şirketi, körlüğe yol açan kalıtsal bir göz hastalığına karşı geliştirdiği gen tedavisi için ABD Ilaç ve Gıda Dairesi’nden (FDA) olumlu rapor aldı. Yeni yöntem, hastaların düşük ışıkta göz hareketlerini artırarak retina bozulmasının önüne geçiyor. Tedavinin gelecek yıldan itibaren kliniklerde uygulanmaya başlanacağı bildirildi.

 

Bunlar tıp dünyasındaki yeni gelişmeler.

Teknoloji ve bilim dünyasındaki gelişmeleri saymıyorum bile…

 

Tıp ve bilim dünyası bu gelişmelere sahne olurken, Niğde’de neden 3 bin kişinin aynı anda hastanelere akın etmesinin sebebi bulunamaz?

Neden insanları rahatlatacak bir açıklama yapılmaz?

Hem de aradan bir ay geçmesine rağmen…

 

Niğdelilerin kansere çare bulunması beklentisi falan yok,

Belediyenin önüne uzay mekiği kurulmasını da istemiyor.

Sadece soruyor:

“Bu kadar insan neden hastanelik oldu?”

Neden, neden neden?

 

Hepsi bu…

--

 

Türkiye ittifakı ve TC…

 

MHP ve CHP’li belediye meclis üyeleri, Niğde Belediyesi’nin tabelasının önüne “Türkiye Cumhuriyeti’nin” kısaltılmış hali olan TC ibaresinin konulması için Belediye Meclisi’ne teklif sundu…

Başkan Emrah Özdemir, konuyu ilgili birimlerle görüştükten sonra haziran ayında yapılacak Meclis toplantısında yeniden ele alacaklarını söyledi.

Umuyorum ki, ilgili birimler bu konuda pozitif bir adım atar ve TC ibaresi Belediyenin tüm tabelalarında yer alır.

Son zamanlarda bu talep, bazı kesimler tarafından ‘Siyasi’ olarak değerlendiriliyor ama bana göre öyle değil;

Türk milleti olarak çok önemli değerlerimiz var; Bu değerlerimiz, simgelerimize gözümüz gibi bakmalıyız.

O nedenle Türkiye Cumhuriyeti (TC) ibaresi hep gözümüzün önünde olmalı…

Madem “Türkiye ittifakı” konuşuluyor, o halde sadece Niğde Belediyesi’nin tabelalarında TC ibaresi değil, tüm kurum ve kuruluşların tabelasında TC ibaresi olmalı…

 

 

--

 

Boş koltuklar…

 

Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi, son yıllardaki eğitim ve öğretimdeki başarısını sosyal, kültürel, sanatsal ve sportif etkinliklerle de taçlandırıyor.

Konserler,

Tiyatro gösterileri,

Sergiler,

Konferanslar,

Spor müsabakaları,

Geziler…

Ekinlikler güzel.

Bu etkinlikleri büyük bir bölümü de üniversitenin kendine ait bölümlerindeki salonlarda gerçekleştiriliyor.

Bu da hoş.

Ama bir sorun var; Salonlar neredeyse boş.

Öğrenciler konferanslara, söyleşilere, gösterilere yeterli ilgiliyi göstermiyor mu yoksa finaller nedeniyle bu tür etkinliklere katılamıyor mu bilmem ama koltuklar dolmuyor.

Binbir emekle getirilen alanında uzman akademisyenlerin verdiği konferanslarda bile salonun ancak 4’te 1’i dolu oluyor.

Bence bu tür etkinliklerin halka açık olması gerekiyor.

Niğde kültür ve sanat etkinlikleri bakımından çok zayıf. Bir tiyatro gösterisi senede bir kez ya yapılıyor ya da yapılmıyor.

Diğer kültürel ve sanatsal etkinlikler de öyle…

Rektörlüğün bu konuda bir girişimde bulunup, tüm etkinlikleri, herkesin duyabileceği bir şekilde önceden duyurup, sadece öğrencilerin değil, Niğde’de yaşayan vatandaşların da bu etkinliklere katılmalarına olanak sağlanmalı dile düşünüyorum….

Makale Yorumları

Makaleye Ait Yorum Bulunmamaktadır.

Yorum Yazın

CAPTCHA security code

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.