10 Aralık 2019, Salı
Kazım KARAKAYA

Kazım KARAKAYA

HAFTANIN SÖZÜ “Düzenli yaşamaya alışık değiliz. Zaman içinde hepimiz kanunlar ve kurallar çerçevesinde yaşamaya alışacağız. Niğde Belediyesi bu konuda hiçbir şekilde taviz vermeyecek.” Emrah ÖZDEMİR-

07 Ağustos 2019, Çarşamba 16:57

Takip Edin

Vali

Çocukluğumda köyümüze yakın bir köyde ikamet eden “Vali” lakaplı bir adam çok dikkatimi çekerdi…

Köyde yaşamasına rağmen giyim tarzı, konuşması, yürüyüşü, hal ve hareketleri bir devlet adamı edasındaydı…

Belki de köylülerin kendisine taktığı lakabın özgüveniydi bu…

Asil adı “Mehmet” olmasına rağmen neden “Vali” denildiğini öğrendiğimde çok şaşırmıştım.

O tarihlerde, Niğde Valisiyle görüşüp konuştuğu için bu lakap uygun görülmüştü.

Köylüler arasında valiyle görüşebilme imkanını yakalamış tek adammış.

Yani Ulukışla’nın bir köyünde valiyle konuşabilmiş olmak, valiyle görüşebilmiş olmak herhalde erişilmesi çok güç bir başarıymış o zamanlarda…

Demek ki köye ne vali gelirmiş ne de kaymakam…

Gelelim günümüze;

Niğde Valisi Sayın Yılmaz Şimşek’in, deyim yerindeyse ne zaman, nereden çıkacağı hiç belli olmuyor. Bir gün bakıyorsunuz Çamardı’nın köylerinde, başka bir gün Çiftlik’in kasabalarında, ertesi gün Ulukışla’nın en ücra mezralarında….

Bağda, bahçede, tarlada…

Sadece köy ve kasabalarda mı? Hayır, bir gün sanayi sitesinde, ertesi gün bir esnafın taburesinde, başka bir gün seyyar satıcının tablasının önünde…

Bir başka gün Ankara’da bir Bakanlık’ta…

Dağdaki çobandan, Ankara’daki en üst düzey bürokrata kadar herkesle, her zaman içiçe…

Niğde’de göreve başlayalı henüz 2 yıldan biraz fazla bir zaman geçmesine rağmen 7’den 70’e herkesin tanıdığı, bildiği, sevdiği biri haline geldi Vali Şimşek…

Çünkü köye, kasabaya, ilçeye, bağa, bahçeye, tarlaya, sanayiye gidip buralarda köylüyle, çiftçiyle, esnaflar, yaşlıyla, gençle, öğrenciyle, çocukla birebir görüşürken sadece görüşmüş, konuşmuş olmak için de yapmıyor bunu. Gittiği her yerde hem çay içip sohbet ediyor hem de vatandaşların sorunlarını birinci ağızdan dinleyerek, çözümü noktasında gerekli birimlere hemen talimatını veriyor…

Tüm bunları yaparken de ilin her anlamda gelişebilmesi için çok ciddi mesai harcıyor.

Makamından çıkmadan valilik süresini doldurup giden valiler de gördü Niğde…

Bir zamanlar köyün birinde valiyle konuşabilen kişiye “vali” lakabının verildiği günlerden, valinin bir ayağının sürekli halkın içinde olduğu bir döneme geldik.

Bu durum tabi ki valilik makamındaki kişinin karakteristik özelliğine bağlı olarak değişebilir.

Ancak “valinin bir ayağının halkın içinde olduğu” bu dönemi iyi değerlendirmemiz gerekiyor.

Bu dönemin uzun sürmesi, iyi değerlendirilmesi tüm Niğdelilerin menfaatine olacaktır.

Bilmem anlatabildim mi?

 

 

 

--

 

Kaçağın da suyunu çıkardılar

Niğde Belediye Meclisi toplantısında, Başkan Emrah Özdemir’in ağzından dökülen sözleri hayretler içinde dinledim.

Başkan Özdemir “Her 4 litre suyun ancak 1 litresini faturalandırabiliyoruz!” dedi…

Yani var olan 4 litre suyun 3 litresi ya kaçak kullanılıyor ya da şebeke arızaları nedeniyle faturalandırılamıyor.

Kaba bir hesapla, 4 litrenin 1 litresi faturalandırılıyor ve 1 litresi de şebeke arızalarından kaynaklanan sorun nedeniyle kayda alınamıyorsa bile 2 litresi kaçak kullanılıyor.

Düşünebiliyor musunuz; 4 litre suyun 2 litresi kaçak…

48 su kuyusu ve 8 depodan 151 bin nüfusun kullanımı için içme suyu hatlarına verilen tonlarca içme suyunun yarısı kaçağa gidiyor.

Yine Başkan Emrah Özdemir’in ifadelerine göre bazı vatandaşlar suyu kullandığı bölgede su sayacından önce bir düzenek oluşturuyor ve sayaca girmeden istediği kadar su kullandığı halde tek kuruş bedel ödemiyor.

El insaf!

Kurduğunuz düzenek sayesinde tek kuruş para ödemeden kullandığınız fazla fazla su, şehir merkezinde 6 mahallenin susuz kalmasına neden oldu?

Hiç mi vicdanınız sızlamadı?

Siz sabaha kadar bağınızı bahçesini kaçak suyla sularken, sizin yüzünüzden insanlar içecek bir damla su bulamadı…

Belki gece uyanan bebeğine su olmadığı için annesi mama yamamadı…

Hiç mi Allah korkusu yok sizde?

Bu arada Niğde Belediyesi kayıp ve kaçak denetimi için ekip kurmuş.

Hiç kimsenin gözünün yaşına bakılmamalı, en ağır cezai müeyyideler uygulanmalı.

Hatta kaçak su kullanırken, şehrin yarısının susuz kalmasına neden olan bu insanlar mutlaka teşhir edilmeli…

 

 

 

---

 

Şeker fabrikasının

özelleştirilmesinde

Havuz Problemi

Bor Şeker Fabrikası, tepkilere rağmen geçen yıl 336 milyon liraya bir firmaya satıldı.

Fabrikayı satın alan firma ödemeleri süresi içinde yapamadığı için yanına bir ortak daha aldı ve ödemelere başladı.

Firma sadece fabrikanın bulunduğu alanı, yani şeker üretim tesislerini, içindeki malzemeleriyle birlikte satın almıştı.

Fabrikanın 626 dönüm arazisi ve bu arazi üzerinde bulunun 8 yapı satılmamış, Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş.’de kalmıştı.

Ancak fabrikanın yeni sahipleri, mülkiyeti Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş.’ye ait olan binaları da kafasına göre kullanmaya başladı. Bu konuda gündeme geldiğinde, firma yöneticilerinin bu binaları kiraladıklarını açıkladıkları söylendi.

Ancak kiralama nasıl yapıldı, kim kime, kaç paraya kiraladı, bu konularda hiçbir açıklama yapılmadı.

Diyelim ki kiralama işlemi de kılıfına uyduruldu ve resmi işlemler yapıldı; peki firma kiralık olarak kullandığı binaları yıkma yetkisini kimden aldı?

Mesela sendika binası,

Mesela eğitim binaları,

Mesela lojmanlar….

Fabrikanın sahibi, mülkiyeti halen devlette olan sendika binasını yıkıp yerine havuzlu villa yapma cesaretini nasıl gösterebildi?

Firma göz göre göre devletin binasını yıkıp kendine havuzlu villa yaparken neden hiç kimse sesini çıkarmadı?

Nerede bu yetkililer?

Nerede bu ilgililer?

Nerede bu sorumlular?

Neden kimsenin sesi çıkmıyor?

Öte yandan Özelleştirme İdaresi Başkanlığı geçen yıl satılan Bor Şeker Fabrikası’nın, satışa dahil olmayan 626 dönüm arsası ve bu arsa üzerindeki binaları da bu sene satışa çıkardı.

Son Başvuru tarihi 12 Eylül 2019…

Ancak burada ilginç bir durum daha var; Özelleştirme İdaresi Başkanlığı firmanın yıkıp havuzlu villa yaptığı sendika binasının yıkıldığından ve yerine villa yapıldığından haberi yok galiba.

Çünkü kurumun resmi internet sitesindeki satış duyurusunda, binanın halen sendika binası olarak satışa sunulduğu görülüyor?

Gerçekten de sendika binasının yıkılıp yerine havuzlu villa yapıldığından Özelleştirme İdaresi Başkanlığının haberi var mı, yok mu?

Haberi varsa da vahim, yoksa da vahim!

Binanın yıkılıp yerine yöneticiler için havuzlu villa yapıldığından haberi varsa neden halen sendika binası diye satışa sunuluyor?

Haberi yoksa zaten bu havuz problemi çözülemez gibi görünüyor.

 

 

 

--

Trafik Komisyonu ne iş yapar?

 

Zaman zaman;

“İl Trafik Komisyonu Toplandı- trafik sorunları çözüldü”,

“Trafik Değerlendirme Toplantısı yapıldı- her şey çok güzel oldu”,

“Trafik sorunları masaya yatırıl- artık sorun yok”,

Gibi haberler basına düşüyor….

Niğde’de ikamet etmeyen veya Niğde’yi hiç görmeyen birileri bu haberleri okuduğunda şehirde hiçbir trafik sorununun yaşanmadığını,

Otopark sorunu diye bir sorunla karşılaşılmadığını,

Cadde ve sokakların güllük gülistanlık olduğunu,

Kaldırımların esnaflar tarafından kesinlikle işgal edilmediğini,

Yayaların kaldırımları güvenli ve rahat bir şekilde kullanabildiğini,

Trafik sorunu olmadığından, trafiğe çıkan araç sürücülerinin birbirlerine gülücükler saçarak selam verdiğini, falan zannedebilir…

Ama işin aslı öyle değil tabi…

Yeni Niğde Evlerinde ikamet eden bir arkadaşım, bankadaki işini halletmek için geçenlerde otomobiliyle çarşıya gelmiş.

Aracına park yeri bulabilmek için Dr. Sami Yağız Caddesi’ni yaklaşık bir saat tavaf ettikten sonra yine de yer bulamadığı için otomobiliyle tekrar Niğde Evlerindeki evine dönmüş. Aracını evinin önüne park ettikten sonra belediye otobüsüne binerek çarşıya gelip, bankadaki işini halledebilmiş…

Bana kalırsa Niğde’nin otopark sorunu çözülemeyecekse eğer, bu “Trafik Komisyonu Toplantısı” ya da “Trafik Değerlendirme Toplantısı” falan yapmaya gerek yok.

O kadar müdür, amir boş yere saatlerce komisyon toplantısı için vakit kaybetmesin…

En azından insanlar “trafik sorunu” çözülecek diye boş yere umut etmemiş olurlar…

 

---

 

 

 

 

 

Makale Yorumları

Makaleye Ait Yorum Bulunmamaktadır.

Yorum Yazın

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.