17 Eylül 2019, Salı
İsmail ÖZMEL

İsmail ÖZMEL

KAYIP ZAMANIN PEŞİNDE (7) İSMAİL ÖZMEL BİR ÇAY OCAĞININ HİKAYESİ

19 Ağustos 2019, Pazartesi 12:27

Takip Edin

Bizim kuyumcu dayının(Rahmetli kuyumcu Mustafa Altuncu) dükkânı karşısında bir çay ocağı, yan tarafında bir küçük kebapçı dükkânı ve ötesinde küçük bir otel vardı. Terzi Hasan’ın dükkanından ayrılmış çay ocağının içinde, oturacak kadar bir yer olmadığı için çaycı da ayakta mesleğini icra ederdi. Çok yorulursa küçük bir taburesi vardı, onu kapının önüne koyar ve yeni dağıttığı çaydan kendine ayırdığı küçük bardak içindeki tavşankanı çayını yudumlardı.

Kısa boylu, beyiği aşağıda bir şalvarı vardı. O zaman böyle giyim kuşam merakı kimsede yoktu desem yeridir. Küçük bedenini saran bir yeleği vardı, kış yaz onu öyle görürdüm. Ayakkabıyı yumurta topuk ve ökçesi basık giyerdi. Onun çayı, ısmarlayanlara dağıtılmaz, çay saatinde demlenir ve dükkânların önünde bir lahza duraklar ve içerden el işaret ile bir, iki, üç işareti üzerine çayları oraya koyar para da almadan geçer giderdi. Bir gün dayımın kuyumcu dükkânında (şimdi Bereket Kuyumcusu) oturuyorum, öğrenciyim, çaycı bakır ve kalaylı yuvarlak tepsisi içindeki çayları aldı ve dükkânları gezmeye çıktı. Bize de uğradı, dayım iki işareti yaptı, tezgâhın üstüne iki bardak çay koydu, tebessümlü bir selam ve reverans(Eğilerek selamı almak).

Çay rayihası ve rengi ile zaten insanı çay içmiş gibi tatmin ediyordu. Yudum yudum içerken, bir taraftan da çaycıyı soruyorum. Temiz ve hilesiz çay yapar, günde birkaç kere demler, dükkân dükkân dolaşır ve isteyene vererek, bu çay yeni demlendi, isteğiniz varsa bu çayı zevkle içebilirsiniz der gibidir.

Daha başka tanıdığım ve çayını zevkle içtiğim ocaklar oldu, onları da ayrıca anlatmak isterim. Benim burada anlatmak istediğim incelik şu, kendi içmediği ve tadından habersiz olduğu çayı servise koyup dağıttırmak, işin geleneğinin bu olmadığını söylemeliyim. Tatsız ve albenisi olmayan renkli bir bardak su. Dağıtan çocuk da ömründe çay konusunda hiçbir anısı ve birikimi olmayan insanlar. Onları ayıplamıyorum ama bunu öğrenmeliler. Mesela benim gibi 86’sında bir delikanlı yeni demlenmiş bir açık çay istiyorsa, bunu o muhterem dağıtıcı değerlendirecek, ocakçıya diyecek ki, şurada saçları simsiyah ağarmış bir delikanlı oturuyor, her gelişte yeni demlenmiş, açık bir çay diyor. Ustam bu ne demektir? Çay eskimişse getirme, ben bekleyebilirim, çay yeni demlenince bana bir bardak demli olmayan çay getir demek istiyordur. Ustam bazıları da demli bir çay diyor, onlar çay içmek için gelenler, diğeri dinlenmek ve bu bahçenin serin ve sakin havasında rahat bir nefes almak için gelenlerdir. Bize not verenler işte bu yeni demlenmiş çayı bilenlerdir. Aman kusur işlemeyin, çay demleniyorsa çayı birazdan getireceğim, efendim, diyerek unutmadığınızı müşterimize hatırlatın. Eğilerek konuşun, masa örtülerinin temizliği ve çevre temizliği bizim çayımızı daha lezzetli kılar.

 

Makale Yorumları

Makaleye Ait Yorum Bulunmamaktadır.

Yorum Yazın

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.