22 Eylül 2019, Pazar
Başaran  ÖZTÜRK

Başaran ÖZTÜRK

NİĞDE'NİN ONUR GÜNÜ

12 Şubat 2019, Salı 9:27

Takip Edin

Geçtiğimiz hafta Atatürk'ün Niğde'yi ziyaret ettiği günün 85. yıldönümüydü. Bu sebeple Atamızın Niğde ziyaretini sizlerle paylaşmak istedim.

             Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün Niğde'ye ziyareti hep tartışma konusu olmuş, kimileri "hiç gelmedi" derken, kimileri de "sadece el sallayıp geçti" demişlerdir.

            Niğde Valisi Sn. Yılmaz Şimşek 5 Şubat günü düzenlenen ve anma töreninde yaptığı kısa ve öz konuşmada adeta bu konuya açıklık getirmek istercesine Atatürk'ün şehrimizi ziyareti hakkında önemli bilgiler verdi. Sn Şimşek, Atatürk'ün  Niğde’yi 5 Şubat 1934 yılında ziyaret ettiğini belirterek şehirde protokolle ve eşrafla  görüşmeler yaptığını ve incelemelerde bulunduğunu ifade etti. Bu ziyaret dışında Atatürk'ün Hatay meselesi sebebiyle Güney İllerini ziyarete giderken Niğde İstasyonu'nda kısa bir mola verdiğinden de bahsetti.

            “Atatürk Niğde’ye gelmedi, sadece treninin penceresinden el salladı” diyenler muhtemeldir ki bu kısa molayı hatırlamaktadır. Resmi bir kanıt bulunmamakla birlikte Atatürk’ün milli mücadele sırasında da halk güçlerini örgütlemek için Niğde’ye geldiği ve kaldığı  hep söylene gelmektedir.

            Atatürk'ün Niğde ziyaretini "Atatürk'ün Yurt Gezileri" adlı Türkiye İş Bankası Yayını  kitaptan yıllar önce okumuştum. Ama bundan daha önemlisi bu ziyareti 1921 doğumlu olan ve Atatürk'ü karşılayan öğrenci gurubunda yer alan  Atatürk'e  "Unutma" adlı şiiri okuyan sevgili ananem Ulviye Başkan'dan defalarca dinleme şansını yakaladım.   Ananem bu ziyaretin bir kısmına bizzat tanıklık etmiş, bir kısmını da eşraftan olan aile büyüklerinden ve dönemin ileri gelenlerinden öğrenmiştir. Bu vesile ile  ananemin benimle paylaştıklarını ben de  sizlerle paylaşmak istiyorum.

Atatürk’ün akşam saatlerinde Niğde’ye geleceğini haber alan bayan, erkek, yaşlı, genç ve çocuk tüm Niğdeliler Atalarını görebilmek için ikindiden itibaren istasyona akın etmişler. Tüm evler fenerlerini yakarak pencerelerine asmışlar. Şehrin ileri gelenleri de Atanın yürüyeceği yollara serilmesi için evlerindeki en değerli el dokuması halılarını halkevine götürmüşler.

İstasyonu hınca hınç dolduran Niğdelilerdeki Atatürk'ü görecek olmanın verdiği büyük coşku ve mutluluğu ne havanın kararması ne de dondurucu Şubat soğuğu azaltabilmiş.

Saat 19 00 civarında uzaktan bir tren ışığı görünmüş ve tüm istasyonu bir heyecan dalgası sarmış. Daha sonra  gelen trenin, "kılavuz treni" (bugünün eskort araçları) olduğu anlaşılmış. Kılavuz treni"nin gelmesi büyük kurtarıcının Niğde’yi şereflendireceğinin de en önemli kanıtı olarak düşünülmüş ve istasyondaki coşku ve heyecan bir kat daha artmış. Saat  20.00 civarında lokomotifinin ön kısmı çiçeklerle süslenmiş özel tren  karanlığı yararak, tiz düdüğünü çalarak Niğde İstasyonu'na girmiş.

 İstasyon, “Yaşa Büyük Gazi, Türkün Kurtarıcısı” nidaları ile çınlıyor, sesleri sadece alkış tufanı kesebiliyormuş. Biraz sonra vagonunun penceresinden Atatürk görünmüş, el sallayarak protokolü ve halkı selamlamış. Yakası samur kürklü, kalın dokulu kumaştan bir palto giymiş olan Atatürk, trenden inip halkın arasına karışmış. Bir süre halkla birlikte olup onların taleplerini içeren istidaları (dilekçe)  aldıktan  sonra selamlama konuşmalarını ve şiirleri dinleyip tezahürat ve alkışlar arasında kendisi için hazırlanan otomobile binerek bugünkü Sungurbey İş Merkezi'nin olduğu yerde bulunan Niğde Halkevi'ne geçmiştir.

Halkevinde şerefine düzenlenen yemeğe katılmıştır. Yemeklerin bir kısmını eskiden kendi aşçısı iken daha sonra yakın dostu Niğde Milletvekili Halit Mengi’nin evinde aşçılık yapan kişinin,  bir kısmı da eşrafın hazırladığı  yöre yemeklerinden oluşan bir menü sunulmuştur.

Atatürk, yemekte ve sonrasında yetkililerden Niğde’nin sorunları hakkında bilgi almıştır.  Özellikle de kendisine  Niğde’nin meyvelerinin bol olduğu, ancak bu ürünlerin yeterince değerlendirilemediği ifade edilerek yardım istenmiştir. Ayrıca Ulukışla İlçesi’ne bağlı Çiftehan Beldesi’nde sağlığa yararlı şifalı su kaynağı bulunduğu bilgisi verilmiştir. Gençliğinden beri kaplıca kürlerini seven ve faydalı olduğuna inanan Atatürk’ün konu çok ilgisini çekmiş ve “yarın sabah mutlaka görelim” demiştir. Yemek sırasında yaveri tarafından "Balkan Paktı" ile ilgili görüşmelerin olumlu geçtiği haberi kendisine ulaştırılmıştır.   Bu haber üzerine neşelenmiş ve zeybek oynamıştır. Etrafında bulunan Niğdelilere de nasıl oynanacağını göstermiştir. 

Halkevindeki yemekten sonra bugün Yeşilay Derneği'nin faaliyet gösterdiği  "mahvel"e (askeri gazino) geçmiştir. Atatürk burada kendisine ikram edilen kahveyi içmiş ve gece geç saatlere kadar askeri yetkililerle görüşmeler yapmıştır. Daha sonra istasyona gelerek geceyi özel treninde geçirmiştir.

6 Şubat sabahı trenle Çiftehan'a hareket etmiştir. Şifalı sıcak su kaynaklarını gezen Atatürk, dönemin Niğde Valisi’nden kaplıcaların halkın kullanımına sunulması için gerekenleri yapılmasını istemiş ve konunun takipçisi olacağını belirtmiştir. Daha sonra da özel treni ile Konya üzerinden Ankara’ya hareket etmiştir.

            Atatürk, Niğde'ye ve Niğdelilere olan sevgisini "Benim Niğde’ye karşı alakam büyüktür ve Niğdelileri her zaman sevmişimdir" diyerek dile getirmiştir.  Niğdeliler de Atatürk'ü ve Onun eseri olan Türkiye Cumhuriyeti'ni sahiplenmişler  ve tarih boyunca hep devletinin yanında ve hizmetinde olmuşlardır. Bu vesile ile bu toprakları vatan yapan Atatürk ile aziz şehitlerimizi  rahmet ve minnetle anıyorum.

Makale Yorumları

Makaleye Ait Yorum Bulunmamaktadır.

Yorum Yazın

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.