24 Ağustos 2019, Cumartesi

Bu video toplam 205 kez izlendi.

Mecburiyet Caddesinde, Kentsel Dönüşüm uygulamasını “Rantsal Dönüşüme” çevirmek isteyen bazı müteahhitler, kantarın topuzunu fena kaçırdı. Bazı müteahhitlerin, haklarını aramak isteyenlerin gözünü belediyedeki ve bürokrasideki nüfuzlarını kullanmakla tehdit ettikleri iddia edildi. İZALEYİ ŞUYU TEHDİDİ… Çürük raporu aldırıp yıktırdıkları binalardaki hak sahiplerini mağdur eden bazı inşaat firmalarının, haklarını aramak isteyen mağdurları “izaleyi şüyu” davasıyla tehdit edip, “Belediye de benim, kanun da benim. Buralarda benim borum öter” dediği ileri sürüldü. MÜTEAHHİT MAĞDURU KALP KRİZİNDEN ÖLDÜ… Dükkanının olduğu binaya çürük raporu çıkartılan bir hak sahibi, “Gözünü para hırsı bürümüş müteahhitler yüzünden kalp krizi geçirip ölen arkadaşlarımız oldu. Biz ölmek istemiyoruz. Hakkımızı almak istiyoruz” diyerek tepkisini dile getirdi. Mecburiyet Caddesi olarak bilinen Dr. Sami Yağız Caddesi’ndeki apartmanlarda konut ve işyeri sahibi olan ancak 6306 Sayılı “Riskli yapıların dönüşümüyle” ilgili yasanın boşluğundan faydalanmak isteyen müteahhitlerle sorun yaşayan bazı vatandaşlar, yaşadıkları mağduriyeti Niğde ADIM Gazetesine anlattılar. İŞTE MAĞDUR OLAN VATANDAŞLAR VE ANLATTIKLARI EMİNE YAVUZ: Yeni çıkan 6306 sayılı kanuna göre oldukça mağduruz. Bundan yıllar evvel 19-20 yıl önce zemin kat mesken olarak aldığımız cadde üzerindeki evlerimiz daha sonra belediyenin çıkardığı encümen kararıyla ticari iş yeri olmuştur. Bizde buna güvenerek yıkıp meskenlerimizi ticari iş yeri yaptık. Zamanla bu caddenin değer kazanması müteahhitlerin ilgi kaynağı oldu. Kentsel dönüşümü bahane eden bazı müteahhitler, 2/3 çoğunluğu sağlayarak bizi mağdur ediyorlar. Kendi geçim kaynağımızın kendi ekmek paramızın peşindeyiz. Rant peşinde koşacaklar diye yıllarımızı verdiğimiz, emekle aldığımız mesken olarak alıp ticari alana çevirdiğimiz yerlerimizin elimizden alınmasını istemiyoruz. Bu konuda cumhurbaşkanımızın yetkili kişilerin sesimizi duymasını istiyoruz. Oldukça mağdur durumdayız. Müteahhitlerin bizi karşısına alıp bu caddede bizim, bu mallarda benim kimse karışamaz demesini istemiyoruz. Zor durumda kalıyoruz sesimizi de kimseye duyuramıyoruz. Madem biz bu ülkenin vatandaşıyız bizde hakkımı korumak istiyoruz. Evet, biz zamanında mesken olarak aldık bunu da kabul ediyoruz ama bize buranın ticari olarak yetkisini veren yine belediyemiz encümen kararıyla çıkan bir kararla biz her zaman kanunlara uyduk. Vergilerimizi böyle yatırdık. Geleceğimizi bağladık komşularımız ses çıkartmadı yıllar sonra 19 yıl sonra tabi ki cins seçkinliğine gidemedik, neden gidemedik çünkü imza vermiyorlar, onlarda kendilerince haklılar. Siz dükkandan kar edeceksiniz bizim kazancımız ne diyorlar ama gelen müteahhit komşularımızı susturup 2/3 çoğunlukla imzasını alıyor ve bizi devre dışı bırakıyor. Hakkımızın korunmasını istiyoruz. Biz oraları alırken mesken fiyatına almadık. 2-3 daire parasına aldık. Bunu alırken de meskenlerin ticariye çevrileceği için aldık ve bunun müsaadesi de çıktı. Her şeyi yaptırdık ama imza alamadık, komşulardan cins teşkiline gidemedik. Belediye onay verdi zaten kanunca orda bizim bulunduğumuz Bor Caddesi'nde hiçbir yerde zemin kat mesken yoktu, bütün zemin kat meskenler yıkılarak dükkân yapılmıştır. Müteahhitte soruyoruz bizi diyorlar ki meskeninizi alıp oturursunuz o zaman zemin kat meskenlerimi verin benim orası ticari zemin katsa ticari zemin katımı istiyorum, buna da yanaşılmıyor. Peki, yapacağınız projede garajınız var mı? Belediyeye parasını yatırırım ben buraya garaj yaptırmam ama 6 tane dükkânımı yaparım Belediye de benim kanunda benim diyorlar. Biz zor durumda kalıyoruz sen oraya 6 tane dükkân yaptırıyorsan ben orada evime girebilmek için 2 saat park yeri arıyorum, park yeri bulduktan sonrada sorun bitmiyor. Sevgili belediyemiz buraları paralı park yeri yaptığı için zaten paramızın yarısını park ettiğimiz araçlara ödüyoruz. O zaman bizim garajlarımız nerede mesken veriyorsun zemin kat meskenimi vermiyorsun, benim metrekaremden alıyorsun. Ticari yerimi vermiyorsun tamam garajımı da vermiyorsun. Benim ticari hakkımı sen kullanarak oraya dükkân yapıyorsun, satıyorsun. Ben hakkımı istiyorum ben bu ülkenin vatandaşıysam bende hakkımı istiyorum. Tapu da ne yazarsa o tamam eyvallah o zaman benim garajım nerede? Peki, tapu da ne yazıyorsa belediye bana buraları neden ticari yapabilirsin dedi neden bu kanun çıktı ben neden geleceğimi bu kanuna bağladım. Müteahhit diyor ki, ‘Mecburiyet Caddesi benimdir, buraları ben aldım. Benim borum öter buralarda.’ Bu kadar bir insan aşağılanamaz, biz çok zor durumdayız. Ben Avrupa İnsan Haklarına kadar gideceğim. NEVİN BOZDAĞ: Biz dükkân istiyoruz, bizimki artık ev olarak görünmüyor. 20-25 senedir biz burayı kiraya veriyoruz dükkân olarak ve dediler ki buralar dükkân olarak geçecek madem öyle neden söz veriliyor verilen sözler yerine getirilmiyor. Tapumuzu istiyoruz dükkânlarımıza karşılık dükkân istiyoruz, ev istemiyoruz mesken istemiyoruz. Madem öyle bizim paramız pul oluyor, yıllar önce ödenmiş paralarımız pul oluyor yani. Biz yoğurduğunu yiyelim onlar kaymağını mı yesinler, hayır öyle bir şey imkânsız olamaz öyle bir şey. Belediyeden ruhsatlarımızı aldık ticari geçerli diye aldık yani her şeyleri yapıldı, yoksa bizler buraları kiraya veremezdik dükkân olarak. Her şeyimizi aldık, zamanında söz verilip şimdi sözlerinden geçmesinler. Tapularımızda değişiklik yapılsın, dükkân olarak geçmesini istiyoruz. Bizleri komşularımızla yüz göz etmesinler. Onların ki 2. kat bizlerinki 1. kat. Bizlerin ki 1. kat olunca dükkân oldu, şimdi belki komşularımız razı olmayacak üsttekiler zaten müteahhitler onları kandırıyor. Müteahhittin kandırması değil biz hakkımızı istiyoruz, biz hakkımızı dükkân olarak istiyoruz, daire olarak istemiyoruz. MUSTAFA PARILTI: Benim Bor Caddesinde dükkanım var. Müteahhitler gelip almaya çalışıyor işte yıkıp bizim 20 yıldır dükkân olarak kullandığımız yeri tapuda ev diye ev vermeye çalışıyorlar. Ama biz dükkân istiyoruz, hak olarak tabi 20 yıldır orada ticarethane olarak çalışıyor tabi dükkânlarımız. İşte bu konu hakkında ne yapılabilir bilmiyoruz. Hakkımızı almak istiyoruz, yıkıldığı zaman ev değil de ticarethane olarak çalışanlara dükkân verilmesini istiyoruz. Yetkililerde artık kim yetkiliyse onlardan yardım bekliyoruz. Biz hakkımızı istiyoruz TÜRKAN ÇUBUK Kentsel dönüşüm projesinde bizim dükkânımız 35-40 yıldır işletme ruhsatı verildi ve bunları dükkân olarak kullanıyoruz. Fakat şimdi kentsel dönüşüme geçtiği zaman alan müteahhitler dükkân olarak görmeyip dükkânımıza karşılık daire verip ya da elimize 2-3 kuruş para verip dükkânımızın üstüne yatmaya çalışıyorlar, bir nevi ve biz bu durumdan çok mağduruz. Sadece biz değil bizim gibi birçok insan var bu konuda mağdur olan, bu konuyla ilgilenilmesini ve mağduriyetimizin giderilmesini rica ediyoruz. “

Kategori: Haber