16 Haziran 2019, Pazar

Niğdeli Olma Kimliği

Niğdeli Olma Kimliği

Yaşadığımız kentle bağ kurup her şeyiyle hissederek manevi bütünlük sağlamak, insan olma vasfımızın bir gerekliliği olarak çıkar karşımıza.

İşte bu bağlamda…

Niğde de yaşayan ve varlığını idame ettiren kent insanı;

Niğdeli olmayı benimsemiş midir?

Ezbere bildiğimiz T.C. Kimlik numaramız gibi, Niğde’nin coğrafi ve sosyal genetik kodlarını içselleştirerek, sorunlarını dert edinebilme iradesini ortaya koyabilmekte midir?

Kentin tarihi ve kültürel değerlerinin farkında mıdır?

Şehrin fiziksel, kültürel ve sosyal dönüşümünü gerçekleştirmek hususunda, ne kadar çaba sarf etmektedir?

Ve her şeyden önce,

Buraya olan aidiyeti hissederek sahiplenip koruma duygusunu, eyleme dönüştürebilecek kadar yürek birlikteliğine dönüştürebilmiş midir?

Nitekim o ortak yürek birlikteliği dediğimiz genel kurallar eşliğinde…

Ortak ideal, amaçlar ve en önemlisi kente ait olma bilinci zayıf kalıyorsa…

Toplumsal yaşantı içindeki kentsel yaşantı da ahenk kazanmıyor, iyi yürümüyor.

O kadar laf ve konuşmanın içerisinde, sonuç odaklı çözümlere gidememenin mutlaka bir gerekçesi oluyordu.

Anadolu’nun bu huzurlu ilini bir tık dahi olsa derece atlatamamanın bir eksikliği olarak, konuşmaya dahi gerek olmadan işleri çözebilecek sevgi ve muhabbet dilini kullanabilme becerimizi bir türlü ortaya çıkaramamamız, eksikliğimiz olarak sırıtıyordu.

Tüketim tercihleriyle halk, yatırım tercihleriyle varlıklı kesim Niğde’nin kalkınması noktasında elini taşın altına koymaktan imtina ediyor, bilinç ve sorumluluk duymuyordu.

Üretim ve istihdama yöneltilmesi gereken kaynaklar, bankalarda nüfus oranına göre en ciddi parayı saklayan illerden biri olma sıfatıyla, Niğde’nin handikaplarından biri olarak gözleniyordu.

Hele ki küçük olsun lakin bizim olsun şiarını kendilerine başucu kitabı yapan belli kesimlerin, ilin gelişimindeki en büyük engel oldukları iddiası ise, kafaları daha karıştırıyordu.

Siyaset ve dolayısıyla Niğde’yi temsille yükümlü siyasetçilerin, “buranın kralı benim” algısından sıyrılıp,” buranın hizmetkarı bizleriz ” ortak düşüncesini, bir dahaki seçimde seçilip seçilmeme ve akçeyle cebi büzüştürmeden hareket etme asaletini, sergilemeleri gerekiyordu.

Böyle gelmiş böyle gider söylemiyle, değişmezlik inancımız,

Bu işe yaramaz ki söylemiyle, etkisizlik inancımız,

Yapsam ne değişecek ki söylemiyle, gereksizlik inancımız,

Bunu yapmanın hiçbir faydası olmaz söylemiyle, yararsızlık inancımız,

Bunu daha sonra yaparım söylemiyle erteleme inancımız,

Ben kim oluyorum bu işi yapamam ki söylemiyle, yetersizlik inancımızın negatif etkilerinden sıyrılıp…

Kentteki diğer bireyler, kurumlar ve kuruluşlar ile…

Anlamlı, güçlü ve sürdürülebilir bağlar kurabilmeyi.

Kendimizi, yaşadığımızın kentin bir parçası olarak hissedebilmeyi.

Kolektif ve ortak çıkar birlikteliğinin özverili birlikteliğinde.

Hadi kendimiz için olmasa da…

Çocuklarımız için başarabilmeliyiz…

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

niğde

Haber Yorumları

Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır.

Yorum Yazın

CAPTCHA security code

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.