24 Ağustos 2019, Cumartesi

NİĞDE KAN KAYBEDİYOR

NİĞDE KAN KAYBEDİYOR

Adım Gazetesi İzmir Temsilcisi Alper Göncü sordu, duayen politikacı Akın Gönen yanıtladı

Akın Gönen ile dobra dobra

 

 

 

Anadolu boşalıyor, Niğde kan kaybediyor

 

 

Niğde’ye sayısız hizmetler kazandıran, aktif siyaseti noktalamış olmasına rağmen halen Niğde’nin gelişmesi, kalkınması, yatırımlara kavuşması için 40 yılı aşan siyasi birikimini bu kent için kullanmaya devam eden Devlet Eski Bakanı Akın Gönen ile Niğde’nin dünü, bugünü ve geleceğini konuştuk. Adım Gazetesi İzmir Temsilcisi Alper Göncü sordu, duayen politikacı Akın Gönen yanıtladı.

 

 

Akın Gönen, “Bakınız, tarım günden güne çöküyor, Anadolu boşalıyor, kan kaybediyor, her geçen gün köyden şehre göç artıyor. Bugünkü manzara bu şekilde oluşmuştur. İthal ürünler, piyasayı doldurdukça, çiftçinin rekabet gücü azalıyor. Belediye başkanının ana görevi, çiftçiyi toprağa bağlamaktır” dedi.

 

 

 

 

 

 

Niğde’nin son 30-35 yılına damgasını vurmuş, devletin en üst makamlarında zamanın kudretli devlet ve siyaset adamları ile yakın mesai yapan Akın Gönen, Valilik, Milletvekilliği, Bakanlık ve Hükümet Sözcülüğü, Parti Genel Sekreterliği ve İçişleri Komisyon Başkanlığı  görevlerini hakkını vererek ifa etmiştir.  Ayrıca Niğde için siyaset yaptığı yıllarda yepyeni bir vizyon yaratma hedefi gütmüş, bu hedef doğrultusunda planlı programlı tarzda memleketine hizmet etmiş ve halen ilimizin sorunlarıyla ilgili basında yazmaya devam etmektedir. Ancak kendisinden sonra siyaset yapan politikacı ve görevliler böyle bir vizyon ortaya koymadıkları gibi bu vizyonu da tamamlama çabası içinde görünmemişlerdir. Bu sebeple bugün Niğde  bir umutsuzluk ve karamsarlık yaşıyor görüntüsündedir.

 

Görev yaptığı yıllarda en yüksek kalkınma hızını yaşayan Niğde bugün ülke genelinde en alt sıralardadır. Sn. Akın Gönen siyaset yıllarındaki seçim vaatlerinde ne beyan etmişse, bunların tamamına yakını günümüzde hayata geçirilmiş, çabaları Niğdelilerce takdir edilegelmiştir.

 

Aktif görevdeyken de emekli olduktan sonra da Niğde’ye ilgisi her zaman üst düzeyde olan Gönen,  ilimizin sorunlarına kafa yormayı vazife addetmiş, bilumum ortamlarda Niğdelilerin taleplerini dile getirip takipçisi olmuş, siyaset ve bürokrasideki tecrübelerine istinaden yerel yöneticilere ve ilgili üst makamlara mektuplar yazmış, fikirleriyle, önerileriyle yol göstermiş ve göstermektedir. Çalışkan,  güler yüzlü, hatırşinas  kişiliğiyle iyi günde olduğu kadar zor günlerinde de hemşerilerinin yanında olan Gönen, hepimizin “Akın Abisi” olmuştur.

 

ALPER GÖNCÜ: Üstadım İzmir’e nasıl yolunuz düştü? Kaç yıldır burada yaşıyorsunuz?

 

AKIN GÖNEN: Öncellikle Adım Gazetesi’ne yayın hayatında başarılar diliyorum.  Bugünlerde, türlü fedakarlıklarla bu gazeteyi çıkarıp okurlara ulaştıran Adım Medya ailesini siz değerli kardeşimin nezdinizde tebrik ediyor, gazeteniz başta olmak üzere diğer yayın mecraların da uzun ömürlü olmasını temenni ediyorum.

 

Efendim, İzmir’e 12 sene önce eşimin rahatsızlığı nedeniyle geldik. Biraderim Dr. Ömür Gönen 9 Eylül Üniversitesinde Profesör olduğundan burada tedaviye başladık. Karşıyaka Mavişehir’e yerleştik, o günden bugüne tedavinin türlü safhalarını atlattık, bugünümüze şükrediyoruz.

 

 

ALPER GÖNCÜ:  Sayın Gönen; 31 Mart Yerel Seçimlerini Niğde açısından değerlendirir misiniz?

 

AKIN GÖNEN: Benim seçime bakışım biraz farklı ; partilerle adaylarla pek ilgilenmiyorum. Memlekette partiler liderlerle birlikte kaybolup gidiyor. Parti fanatizmi ile aday seçerek olaya bakmıyorum.

 

Adayların hepsi Niğde’nin yetiştirdiği, farklı farklı iyi özellikleri olan, dinamik, kendilerine güvendikleri için ortaya çıkma cesareti gösteren pırıl pırıl evlatlarımız. 

 

 

 

ALPER GÖNCÜ: Niğde genelinde başkan adaylarını  nasıl görmektesiniz? Seçim vaatleri hususundaki düşüncelerinizi paylaşıp ortaya koydukları projeleri değerlendirebilir misiniz?

 

 

 

AKIN GÖNEN: Partiler benim için değişmez yapılar değildir. Memleketin geçmişine baktığımızda kurucusuyla birlikte partilerin kaybolup gittiğini görüyoruz.  Benim için önemli olan, Niğde’nin aldığı hizmettir. A partisi B partisi, Ahmet- Mehmet önemli değil… Bu seçim memleketime hangi hizmeti, hangi güzel tortuyu bırakır ona bakıyorum.

 

Yerel yönetimlerin yaptığı hizmetler kanunla belirtilmiştir. Temizliktir, altyapıdır, cenaze hizmetleridir, yol düzenlemesidir…  Belediye Başkanları kentin kasabanın lideridir. Tıpkı muhtarların maaşlı olmadan önce köyün lideri oldukları gibi… Eskiden Belediye Başkanına “Şehremini” denirdi. Belediye Başkanları en güvenilir kişiler arasından seçilmelidir.

 

Belediye Başkanı halkın temsilcisidir, yerel liderdir.  Ankara’ya şehrinin sorunlarını iletir, günümüz koşullarında ilin ilçenin sorunlarına dair mücadele vermek ferdi olarak mümkün değildir. Belediye Başkanı halk adına, ilin  Milletvekilleri ile  organize olup hizmet akışını ve kaynak aktarılmasını sağlamalıdır.

 

İlinize ilçenize kaynak aktarımını beceremediğiniz zaman bu işleri daha iyi yapan diğer komşu yörelerin gölgesinde kalma ve küçülme, siyaset kurumunun tartışılmaz bir gerçeğidir.  Büyük yatırımların, projelerin yerel takipçisi ve lideri Belediye Başkanı, siyasi kadrolar ve Milletvekilleridir. 

 

ALPER GÖNCÜ: Niğde’nin ivedilikle çözülmesi gereken sorunları ile ilgili, seçilecek belediye başkanına mesajlarınız nelerdir?

 

AKIN GÖNEN: Belediye reisi kentin beklentilerini en iyi şekilde karşılayacak, kenti kalkındıracak iradeye sahip, vizyon ve icraat adamı olmalıdır. Yerel hizmetler için yeterli kaynak var, kanunla belirlenen yetkilerle belediye başkanı o ili daha yaşanır hale getirmeye çalışıyor, hepsinden Allah razı olsun. Ama yetmez bu, niye yetmez? Baktığınız zaman;  Niğde’nin problemlerini çözecek imkanların Ankara’dan temin edilmesi zaruri olup hükümet politikalarıyla sıkıntılı alanlara ek kaynak aktarılması şarttır.

 

Bakınız, tarım günden güne çöküyor, Anadolu boşalıyor, kan kaybediyor,  her geçen gün köyden şehre göç artıyor. Bugünkü manzara bu şekilde oluşmuştur. İthal ürünler, piyasayı doldurdukça, çiftçinin rekabet gücü azalıyor. Belediye başkanının ana görevi, çiftçiyi toprağa bağlamaktır. Tarımın bu haline rağmen  Niğde genel nüfusunun P’sinden fazlası hala tarımla geçimini sürdürmektedir. Yirmi seneden fazladır uğraş veriyorum; Ecemiş’in suyu Akdeniz’e boşa akmaktadır. Bu zenginliğe rağmen yeraltı sularının kullanımı yüzünden sular çekiliyor, toprak kısmen çölleşmeye başlıyor, kaçak kullanım ve bilinçsizce açılan kuyular, ilimizin coğrafyasını, jeolojisini bozuyor, tarım alanları günden güne obruklaşıyor, çoraklaşıyor. Günümüzde petrol kadar kıymetli olan sularımızın verimli kullanımı adına 20 sene önce proje yaptırdım. Yeraltı sularının çıkarılma maliyeti çiftçinin rekabet gücünü düşürüyor. Tarım ürünleri sanayi ürününe dönüşemiyor.  Niğde’nin başlıca sorunu budur. Tarıma dayalı sanayi gelişememektedir.  Lahana ve diğer sebzelerin yetiştiği Bahçeli’de İçişleri Bakanlığı Özel İdare fonundan temin edip getirdiğim fonla bir turşu tesisi kurdurmuştuk ama maalesef bu tesisi bugün yerinde bulamıyoruz. Niğde’ye, tarıma dayalı organize sanayi kurulması elzemdir.

 

ALPER GÖNCÜ: Niğde, devletin verdiği teşviklerden ve diğer fonlardan yeterli derecede istifade  edebiliyor mu sizce?     

 

AKIN GÖNEN: Avrupa Birliğinin tarımsal alana aktardığı fonlar var; IPARD denen ortak tarım politikası çerçevesinde kırsal kalkınma fonlarından gelen kaynaklar  her yıl tarımsal işletmelere aktarılıyor. Nevşehir, tarımla beraber turizm fonlarından da  yararlanıyor.  Aksaray, Konya yararlanıyor, Niğde neden yararlanmıyor? IPARD dan beni neden beni mahrum ediyorsun?  42 ilimize veriyorlar, patates cipsi fabrikası Aydın’a kuruluyor da neden Niğde yararlanamıyor?  Ben burada probleme bakıyorum. Tarımdaki rekabet gücünü azaltan faktörleri izah ediyorum, bunları iyi düşünmemiz gerekir. Tarım desteklerinden yeterince istifade edilmiyor. Bu seçimden sonra  öncelikli olarak üç sorunun çözülmesini isterim. Seçimin başarılı geçip geçmediğini bu eksiklikler giderilirse anlarım, yoksa kim seçilmiş, hangi partiden seçilmiş benim için önemli değildir. Tarım sektöründen beklentilerim şunlardır:

Ecemiş suyu, IPARD ( AB Tarım Fonu) ve Tarıma Dayalı Organize Sanayi Bölgesi ile ilgili işlemler Cumhurbaşkanlığı icraat programına alınırsa Niğde’nin önü tarımda açılmış olacaktır.

 

ALPER GÖNCÜ: Niğde’de fabrikaların kapanması ve sanayinin çöküşünü nasıl değerlendirmektesiniz?  Özellikle hakkında yazılar kaleme aldığınız “BİRKO EFSANESİ” hakkında neler söylersiniz?

 

AKIN GÖNEN: Siyasete girdiğim yıllarda Niğde Organize Sanayi Bölgesi’nin temeli atılıyordu. Belediye, organizenin işlerini de hızla yaparak faaliyete geçirdi. Bakan olduğumda Bor Deri Organize Sanayi Bölgesi’nin yapımını programa aldırıp ödeneğini çıkartım, temelini attık.  O günlerde dericilik sektörü altın günlerini yaşıyordu. Bor’da 80’in üzerinde işletme vardı.

 

Bu Organize Sanayi Bölgeleri beklenildiği ölçüde gelişmedi. Niğde’yi kalkınmada öncelikli il haline getirerek, milletvekili olduğum dönemde idare mahkemesine dava açtım, emsal gösterdim. Talebim, hükümetçe kabul gördü ve Niğde kalkınmada 1. derecede öncelikli il haline geldikten sonra hızla sanayileşmeye başladı. O rüzgar sürdürülebilseydi, bugün bambaşka bir Niğde’den bahsediyor olacaktık.   

 

Ben 99’ da seçimi kaybettikten sonra zamanın hükümeti döneminde Niğde kalkınmada 1. derece öncelikli il vasfını yitirdi. İç Anadolu’da birkaç il o vasfı korurken Niğde muhafaza edemedi. Bu kayıp, Niğde sanayisinin çöküşünün başlangıcıdır. Niğde, rekabetteki cazibesini o yıllarda yitirmiştir.  

  

Bu hükümet döneminde tarım ve hayvancılığa dayalı sanayi bölgesinin kurulması elzemdir. Bunlar olmazsa ürünlere katma değer yaratılamaz. 

 

 

 

 

ALPER GÖNCÜ: Çöküşün durdurulması adına ne gibi tedbirler alınmalıdır?

 

AKIN GÖNEN: Küresel Dünya düzeninde uluslararası ticaret de değişmiştir. Sentetik iplik çıktı, piyasayı ele geçirdi,  iplik sanayinizi çeşitli ekonomik manivelalarla korumanız gerekir. Korumazsanız doğal olarak firmalarınızı kaybedersiniz. İplik sanayi neden çöktü;  Bu çalışma, Adana’da yapıldı. İplik sanayinin neden çöktüğüne dair ciddi bir rapor hazırladılar.    

Sektörel olarak üreticiyi, sanayiciyi dış rekabete karşı korumak gerekir. Yerel yöneticilerin, odaların, meslek birliklerinin hükümetle beraber bunları çözmesi beklenir. Bunlar çözülmediği takdirde Birko gibi bir çok yer batar.

 

Türkiye’nin halka açık ilk kuruluşlarından biri olan Birko’nun çöküş sebebi iyi incelenmelidir.  Zamanın en yüksek teknolojisiyle donatılan Birko,  Anadolu’da kendi alanında ilk başarılı örnektir. Ayrıca Niğde’yi tüm Türkiye’ye tanıtan bir markaydı maalesef…Koyunlu markası mutlaka yaşatılmalı ölüme seyirci kalınmamalıdır,  vebali çok büyüktür bunun. Bu seçimde bunu da bekliyorum. Seçimi kimin kazanacağı değildir beklediğim;  Birko’nun hayata döndürülmesi Niğde’nin önceliği olmalıdır,  bu ekmektir, iştir, aştır, büyümedir.     

 

 

ALPER GÖNCÜ: Niğde, teknolojik gelişmelerini takip edebiliyor mu? Bu konuda neler yapılmalıdır?

 

 

AKIN GÖNEN: Sanayimiz ile ilgili çok hayati bir sorun yaşamamızdan endişe ediyorum. Dünya ve ülkemiz 4. sanayi çağı denilen dijital devrim sürecinin tam ortasındadır. Yapay zeka unsurları artık hayatımızın içindedir.  Tarım ve sanayinin dijital devrim üretim modeline geçmesi elzemdir. Aksi halde sanayi devrimini kaçıran Osmanlı Devletinin tekstil alanındaki hezimetini yaşarız. Tarih, ders alınırsa tekerrür etmez. Dijital dönüşüm sadece cihaz, ekipman meselesi değildir. Ancak bu cihazları kullanacak dijital devrim kuşağını eş zamanlı olarak yetiştirmek gerekir, dijital teknik personel yetiştirmezseniz ilerlemeyi sağlayamazsınız. Kalkınmanın diğer önemli bir şartı sağlıklı iletişim ve haberleşme ağıdır. Veri güvenliği, yazılım, donanım, internet altyapısı vb  konulardaki eksiklikler tamamlanmalı, uzmanlar yetiştirilmelidir.

 

ALPER GÖNCÜ: İlimizdeki insan kaynağını ve  üniversitemizi yeterli görüyor musunuz?

 

 

AKIN GÖNEN: Üniversitemiz, kendisine sağlanan imkanlar ve mevzuat çerçevesinde bu alanda başarılı eleman yetiştirme gayreti içindedir.

Üniversiteye ek imkanlar sağlamak yararlı olur. Ancak insan kaynağını sadece üniversite olarak görmek doğru olmaz.  Bugün iki yaşındaki çocuklar bizlerin içinden çıkamadığı teknolojik aygıtları kullanmaya başlıyorlar. Artık dijital çağdayız; ilkokuldan başlayarak üniversiteye gelene kadar bu doğrultuda eğitim alınması için gereken altyapının kurulması elzemdir. Milli Eğitim Bakanı’mızın açıklamalarına göre bu projenin Şubat ayı içinde pilot bölgelerde başlayacağını ifade etmişti. Bu iller arasına Niğde’nin de aldırılıp dijital çağa uygun altyapı sağlanmalıdır. Bu yapılmazsa kendini geliştiremeyen yeni kuşaklar işsizliğe mahkum demektir. Bu seçimde Niğde’nin pilot iller arasına alınması seçim öncesi hedeflerden birisi olmalıdır.

Sadece üniversite yetmez, mühendis yetiştirmek yetmez, sanayinin gelişimi için ara eleman-operatör yetiştirecek altyapı da hazırlanmalı sektörün aradığı vasıfta eleman yetiştirilmelidir. Atölye’de çalışacak ara elemanın, emeğin yetiştirilmesi zaruridir.    

 

ALPER GÖNCÜ: Sanayinin Gelişimi için Niğde’nin enerji ihtiyacı nasıl karşılanmalıdır?

 Güneş Enerjisi ve diğer yenilenebilir enerji kaynaklarından yeterince istifade  edilebiliyor mu?

 

AKIN GÖNEN: Sanayi Bölgeleri için aranan vasıfta ve süreklilikte enerji ihtiyacının kurmayı düşündüğünüz tesisler çapında sağlanması, olmazsa olmazlardandır. Elektrik, doğalgaz, güneş enerjisi dahil bu kaynaklar vaktinde ve sanayinin ihtiyaç duyduğu yeterlilikte tedarik edilmelidir. Organize Sanayi Bölgesine uyumlu enerji planlanması yapılmalıdır.  Malumunuz Niğde, Türkiye genelinde yıl içinde en fazla güneş gören birkaç ilden biridir.

  

Güneş Enerjisi İhtisas Bölgesi kurulumu için  31 Ocak tarihinde ihalesi olacağı bildirilen, ancak her nedense iptal edilen projenin ihalesi yeniden sağlanmalı ve fiilen arazide hayatiyet bulması sağlanmalıdır.

 

ALPER GÖNCÜ: Niğde’de Hizmet ve Turizm sektörünü nasıl değerlendirmektesiniz?

 

AKIN GÖNEN: Turizm ve Hizmet Sektörü Niğde için hayati öneme sahiptir. Niğde neden 2007 Turizm Strateji Belgesi- Kapadokya Turizm Gelişim Bölgesi içinde yoktur? Aksaray, Nevşehir, Kayseri, Kırşehir var da “Kapadokya’nın Başkenti” denilen Niğde neden unutulmuştur?

 

2019  Turizm Stratejik Belgesinde Niğde, Kapadokya Turizm Gelişim Bölgesinde mutlaka yerini almalıdır. Bu konuda değerli valimiz Yılmaz Şimşek beyefendinin zamanında müracaat ettiğini yakinen biliyorum.  2007 yılında kabul edilen bu belgeye Niğde’nin dahil edilmesi memleketimizin turizmden nemalanması adına zaruri bir ön şarttır.  Niğde’nin rekabet gücü olduğu alanlar  Turizm 2019  Strateji Belgesinde yer almalıdır. Dağ ve ayla turizmi, kış turizmi, gurme turizmi desteklenmelidir.  Bolkar’lardaki Meydan Yaylası, Çukurova ve bölgemizin kış turizm merkezi neden olmasın?

 

Bu belgeye Niğde’nin girememesi durumunda turizm desteklerinden yararlanmamız hayalden öteye geçmez.  Kapadokya Turizm Gelişim Bölgesinin yüksek hızlı trenle  Akdeniz Bölgesine bağlanmasıyla patlama yapacak olan turizm sektöründen ancak bölgemizin Bölgesel çapta  Turizm Master Planı yaptırılmasıyla mümkün olacaktır.  

 

Bu işlemlerin tamamlanmasıyla birlikte Turizm desteklerinden faydalanılır ve ancak bu yolla turizmde söz sahibi olabilirsiniz.  Otoyol ve havaalanı gibi projelerin yapımının önü de böylelikle açılmış olur, başlanan projeler de hızlanır.

 

ALPER GÖNCÜ: Ulaşımla ilgili Niğde’nin bugünkü durumu hakkında neler söylersiniz?  

 

 

AKIN GÖNEN: Tüm sektörleri toptan ilgilendiren ulaşım ana sorunumuzdur. Bütün sektörlerin ve projelerin başarısı için ulaşım sorununun çözümü ön şarttır . Ulaşım ve lojistik imkanlar kıt olduğunda  hiçbir yatırım ve işletme başarılı olamaz.  

 

Ankara- Niğde Otoyolu hala tamamlanmamıştır. Ankara Gölbaşında başlayan proje diğer kesimlerde de eş zamanlı başlatılmalıdır.  Bu yol  Kapadokya Bölgesinin Ankara ile entegrasyonunu sağlayacak turizm ve üretim yoludur. Niğde bağlantısının henüz sağlanamaması Niğde’yi adeta kör bağırsak durumuna sokmuştur.

 

ALPER GÖNCÜ: Niğde’de yapımı 1995 yılı programına alındığı halde bilinmeyen bir nedenle programdan çıkartılan ve tarafınızca 1996 yılında yeniden programa dahil edilen Havaalanı projesi neden bugüne kadar tamamlanamadı?  

 

AKIN GÖNEN: Bugün Hakkari’den, Van’dan İstanbul’a ulaşmak Niğde’den İstanbul’a  ulaşmaktan daha kolay ve ucuzdur. Hava ulaşımı olmadığında örneğin; bir sanayici makinasının acil ihtiyacı için tamir veya montaj gerektiğinde zaman kaybetmektedir. Niğde’de çevredeki havaalanlarına, oradan da aktarmalı olarak İstanbul’a ulaşmanın zaman ve para kaybını düşünebiliyor musunuz?   Bu şartlarda rekabet etmek mümkün değildir. Günümüz şartlarında kentinizde havaalanı yoksa,  üniversiteye günübirlik hoca gelemez, beyaz yakalı gelemez, yatırımcı gelemez, yurdun dört yanındaki Niğdeliler gelemez.

 

Hava ulaşımının ön planda olduğu çağdayız. Havayolu ulaşımından yoksun olan bir bölge rekabet gücünü baştan kaybetmiş demektir. Havayolu ulaşımında kar-zarar hesabı yapılmaz, zira bu bir amme hizmetidir.

 

Kısacası ben seçim döneminde bu büyük hizmetlerin programa konulup ödenekleri ayrılarak fiilen başlatılmasının takibini ve başarılı olunmasını temenni ederim.  Bu konuda hepimize görevler düşüyor; sivil toplum örgütleri, ulusal ve mahalli basın, meslek birlikleri, sektör temsilcileri, dernek ve federasyonlar ile seçilmiş ve atanmış tüm yetkililer bu konulara odaklanmalıdır.

 

Bugüne kadar İl Özel İdaremiz ve tüm Belediyelerimiz yerel  hizmetler açısından ellerinden gelen en iyi çabayı göstermişlerdir.

 

Onlara da geçmiş hizmetleri için teşekkür etmek vefa borcumuzdur. Allah onlardan razı olsun.  

 

 

ALPER GÖNCÜ: Sayın Gönen tüm Adım Medya ekibi adına bizlere verdiğiniz destek ve okurlarımız için çok faydalı olacağını düşündüğümüz  mülakat için  teşekkür ediyor, sıhhat ve afiyet diliyoruz.   

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

Editör:Seyid REFREF


NİĞDE AKIN GÖNEN GÜNDEM DOBRA DOBRA SİYASET

Haber Yorumları

Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır.

Yorum Yazın

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.