19 Mart 2019, Salı

ÇİFTÇİ HER GEÇEN GÜN İÇERİYE BORÇLANIYOR

ÇİFTÇİ HER GEÇEN GÜN İÇERİYE BORÇLANIYOR

Hayvancılık açısından en önemli girdilerin başında gelen yem, son dönemde artarda gelen zamlarla birlikte çiftçinin kabusu olmaya devam ediyor.

Son 1 yılda hem süt hem de besi yemi fiyatlarının ortalama yüzde 15 artması ile birlikte çiftçiler, “Mart ayında torbası 62 lira olan süt yemini 2018 yılının son aylarında 78 liradan alıyor. Döviz kurunun yükselmesi ile birlikte yem fiyatlarındaki yükselişte çiftçilerin hayvanlara bakımlarında kısıtlamalara neden oluyor.

Devlet Kesim Yapmıyor

Şuanda besicilikten zarar ettiklerini zararlarını, ellerindeki hayvanları kestirerek giderebileceklerini dile getiren çiftçi Yaşar Demirpençe, yaptığı konuşmada şunları söyledi; ‘‘ Enflasyonun yükselmesi ile birlikte yemin torbası 78 lira oldu. Yem fiyatlarının yükselmesiyle birlikte hayvanlarımızdan sağdığımız sütleri satıp yem fiyatlarını zor karşılıyoruz. Çalıştıklarımız hep yemcilere veriyoruz.  Şuanda hayvandan zarar ediyoruz. Hayvanlarımızı kestireceğiz ama devlet kesim yapmıyor.’’ dedi.

Babası ile  çiftlik kurarak besicilik yapan Serdar Demirpençe, ‘‘ Hayvancılıktan kar edemiyorduk. Yem fiyatlarının yükselmesi ile birlikte de zarar etmeye başladıklarını söyledi.

Türkiye’ye Yetecek Et ve Hayvan Var

 Yem fiyatları günden güne değişmesinden dolayı bir gün önce aldıkları yemi ertesi gün aynı fiyata alamadıklarına vurgu yapan Çiftçi Demirpençe, ‘‘ Türkiye’ye yetecek kadar et ve hayvan varken devletimizin yurt dışından et alımı ve hayvan ithalatı yapıyor. Biz yerli çiftçileri bu olumsuz yönde etkiliyor. Bu yüzden elimizde bulunan mallarımızı satamıyoruz ve eder fiyatında da kesim yaptıramıyoruz.’’ dedi.

Çiftçi Her Geçen Gün İçeriye Borçlanıyor

Geçim sıkıntılarını bankalardan eş, dost ve akrabalardan aldıkları borçlar sayesinde geçindiklerini söyleyen çiftçi Serdar Demirpençe, ‘‘Tarım ve hayvancılıktaki girdilerin artması ile birlikte biz çiftçiler hayvanlara yedirdiğimiz malı tekrar yerine koyamaz hale geldik. Mallarımızı satarak yerine koymaya çalışıyoruz fakat mallarımızı da satamıyoruz çünkü piyasada mallarımızı alan yok. Hayvancılıkla uğraşan bütün arkadaşlar geçimini bankalardan aldıkları kredilerle yapıyor. Çünkü hayvan yetiştiricilerin hiçbir kazançları yok. Kredi çekiyorlar, arkadaştan, eşten ve dosttan borç bulup ödüyorlar daha sonra yeniden kredi çekip bu şekilde geçimlerini sağlıyor. Her geçen gün içeriye borçlanıyoruz. Hayvancılık işini yaklaşık 12 senedir yapıyorum. Hayvancılık genelde 3 ile 4 sene zarar ettiriyor ve piyasada hayvan kalmadığı zaman ise para ediyor.’’ diye konuştu.

 

Desteği Biz Alıyoruz Birlikler Bizden Alıyor

İthal et ve hayvan alımlarının durdurulmadığı sürece yerli çiftçinin mağduriyetinin giderilemeyeceğine vurgu yapan Serdar Demirpençe, ‘‘Hükümetimizin bu konuya biran önce el atması lazım. Biz yerli çiftçiler devletimizden ithal eti ve ithal hayvan alımını durdurmalarını istiyoruz. Çiftçi destekleniyor fakat devletimizin bu desteği gerçek anlamada yapması lazım. Hayvancılık desteklemeleri bizi değil de hayvancılık kuruluşlarını destekliyor desek yerinde olur. Devletin bizlere verdiği desteği bizim üst kuruluşlarımız olan Damızlık Birliği ve Süt Birliği adı altında toplanan kuruluşlar bizlerden söke söke geri almasını biliyor.Buzağı ölümleri çiftçilerin için çok ince bir konudur. Bundan önceki Tarım Bakanımız Eşref Bakıbaba, buzağılar ölmesin diye bir kampanya başlatmıştı. Bu kampanyada buzağıların aşılardan bahsetmişti. Bu buzağıların aşıları devamlı yapıldığı taktirde ölümlerin önüne geçilirdi. Fakat şuanda üretici mallarının bakımını zor yapıyor. Üretici mallardan para kazanmadığı için buzağılara aşıyı yaptıracak durumda değil.’’ şeklinde konuştu.

Haber Videosu

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

Editör:Cansu Demirpençe


çiftçi yem hayvancılık niğde

Haber Yorumları

Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır.

Yorum Yazın

CAPTCHA security code

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.