22 Nisan 2019, Pazartesi

BİR BİLMECEM VAR

BİR BİLMECEM VAR

Verimli toprakları var ama tarımda istenilen seviyeye ulaşamıyor… Sanayi teşviki alıyor; üretim, pazarlama, coğrafi konum, limanlara yakınlığı gibi pek çok avantajı var ama sanayide ve özellikle ihracatta son sıralarda, sanayi yatırım yok denecek kadar az… Tarihi eserleri, doğal güzellikleri, havası, suyuyla adeta bir turizm cenneti ama ne gelen var ne giden…

Neresi burası?

Tabii ki Niğde…

Neden böyle oluyor; var olan değerler neden avantaja dönüşemiyor, niye varlık için yokluk çekiliyor?

Hadi tarımı ve sanayiyi geçtik de turizmde niye bu kadar gerideyiz?

Yağ var, un var, şeker var ama helva yok…

Niğde’deki bu turizm değerleri başka bir şehirde olsa, o şehir bugün Türkiye’nin en önemli turizm merkezlerinden biri haline gelirdi…

Ama Niğde kabuğunu bir türlü kıramıyor.

Olmuyor, olmuyor olmuyor….

Bazı inanışlara göre Hz. İsa olduğu söyleyen  Apollonous’un doğup büyüdüğü şehir Tyana ve bu şehirdeki tarihi su kemerleri… Burası Kemerhisar…

Bırakın dünyayı ve Türkiye’yi Niğde’de kaç kişi bu gerçeği biliyor…

Meryem Ana’nın gülen tek freskinin olduğu Gümüşler Manastırı, yakınlardaki maden ocağında gereğinden fazla yüklenen dinamitler nedeniyle çökme tehlikesi yaşıyor; manastır çökmesin diye, tavanla taban arasına kalaslar yerleştirilmiş; kim kılını kıpırdatıyor?

Dünyanın ilk olimpik yüzme havuzu Bahçeli beldesinde. Bu havuzda Mısır Kraliçesi Kleopetra’nın süt banyosu yaptığı söyleniyor. Gerçi Müze Müdürü bu bilginin doğru olmadığını açıkladı ama bu böyle biliniyor. Yaklaşık 18 asırlık Roma havuzunun etrafına gidin bir bakın; pislikten, çöpten geçilmiyor.

Bu kafayla mı turizm kenti olacağız?

8 asır önce, Alaaddin Camii’ni yapan ustanın, caminin giriş kapısının taşına işlediği aşk…Günün belli bir saatinde caminin giriş kapısında oluşan gölgeler, bir kadın silueti ortaya çıkarıyor. 

Böyle bir eser dünyanın neresinde var?

Saymakla bitiremeyeceğimiz tarihi değerlerimiz, doğal güzelliklerimiz…

Hepsini üst üste topluyorsun, sonuç: Elde var sıfır…

Evet bugün 22 Nisana kadar devam edecek olan Turizm Haftası başlıyor.

Hafta boyunca neler yapılacak?

Yıllardır Niğde’nin tanıtılması, bu eserlerin Türkiye’ye ve dünyaya duyurulması için hiçbir şey yapmayanlar, bu hafta boyunca hangi etkinliklere boy gösterecek acaba?

Çok merak ediyorum…

 

----

Helena ve Niğde…

Roma’nın kudretli imparatoru Konstantin’in annesi Helena…

M.S. 250 yılında Britanya’da doğan, 30 yaşındayken de sonradan Roma İmparatorluğuna yükselecek olan Konstantin’i Sırbistan’da dünyaya getiren İmparatoriçe Helena…

İsa’nın çarmıha gerildiği Haç’ı bulan ve ilerlemiş yaşına rağmen tek başına gerçekleştirdiği Haç yolculuğu nedeniyle Azizeliğe layık görülen Helena…

Yaşantısının üzerinden 18 asra yakın bir zaman geçmesine rağmen günümüzde adına yaptırılan eserlerle anılan, hakkında yüzlerce kitap ve roman yazılan, hatta sinema filmleri çekilen Helena…

…Helena ve Niğde!

Dünya tarihinin en önemli şahsiyetlerinden biri olan Helena’nın Niğde ile ilgisi ne?

Hristiyanların kutsal Haç yolu, Fransa’nın Bordo kentinden başlıyor ve Kudüs’e kadar uzanıyor. Tarihte onlarca medeniyete ev sahipliği yapmış olan Niğde ise bu haç yolu üzerinde bulunuyor.

6. yüzyılda Roma İmparatoru I. Konstantin’in annesi Helena adına Niğde’nin Aktaş beldesi yakınlarında bir kilise yaptırılıyor.

Yaklaşık 1500 yıl önce…

Bu eser yıllara meydan okuyup, 1950’lı yıllara kadar ayakta kalıyor. Ancak bir dönem köylüler tarafından farklı amaçlarla kullanıldığı için tahrip oluyor, büyük bir bölümü yıkılıyor.

Bundan 23 yıl önce ise bu kilisenin restorasyonu başlıyor.

Yaklaşık çeyrek asır sonra restorasyon tamamlanıyor ve bugün ziyaretçilere açılacak duruma getiriliyor.

Evet bugün Aktaş beldesinde sonradan adı Andaval Ören yeri olarak değiştirilen Azize Helena Kilisesi’nin ve ören yerinin açılış töreni var.

Niğde’nin tanıtımı için de önemli olan bu eserin tüm Türkiye’ye ve dünyaya duyurulması gerekiyor.

Açılış töreninde kimler davet edildi, bu eserin tanıtımı için önceden nasıl bir hazırlık yapıldı bilmiyorum ama…

Böylesine önemli bir eser için görkemli bir tören düzenlenmesi gerekiyor.

İnanç turizmi adına, barındırdıkları en küçük bir eseri bile turizme kazandıran illere baktığımızda aslında Niğde’nin bu konuda daha avantajlı olduğu bilinen bir gerçekti.

Ancak tanıtım eksikliği ve diğer bazı sorunlar, adeta bir açık hava müzesi gibi olan Niğde’nin turizmden yeterli pay almasının önünde büyük bir engel olarak duruyor.

En azından bugünden başlayarak, var olan değerlerimize sahip çıkıp, bu değerlerimizi avantaja çevirmeliyiz.

Bugün bir başlangıç olsun…

Devamı gelir…

 

 

-----

 

 

 

 

--

 

Niğde’nin kafası karışık

Niğde Valiliğinin öncülüğünde geçtiğimiz yıl başlatılan “Marka Kent Niğde” projesinde belli bir aşamaya gelindi.

Önce arama konferansları yapıldı. Niğde’den başlayan ardından Mersin, Adana, İzmir, İstanbul’da devam eden ve Ankara’da sonuçlandırılan arama konferanslarında siyasi partilerin temsilcilerine, sivil toplum kuruluşlarına, bürokratlara Niğde’nin öne çıkarılması gereken değerlerinin neler olduğu soruldu. Toplanan veriler ışığında bir rapor hazırlandı.

Şimdi ise vatandaşlarla “Benim de Söyleyeceklerim Var” adı altında anket yapılıyor. Valilik binası önünde kurulan çadırda vatandaşlar, anket sorularına yanıt veriyor.

İlginç sorular ve soruların altında çok daha ilginç şıklar var.

Benim ilgimi en çok “Niğde, bir insan olsaydı hangi özellikleri taşırdı?” sorusu ve bu sorunun altında yer alan şıklar dikkatimi çekti.

Düşüncesine; Niğde bir insan ve insan olarak bu şehir hangi özelliği taşıyor?

Şıklara baktığımızda “Sıcakkanlı, Keyfine düşkün, Misafirperver, Asabi, Kafası karışık (kararsız), Boş vermiş, Verimli (üretken), Yemeğe düşkün, Kendisiyle barışık, Gösteriş meraklısı…” gibi 20’ye yakın bölüm var.

Soru da şıklar da enteresan!

Bence ankete katılan vatandaşların büyük çoğunluğu “Kafası karışık” şıkkını işaretlemiştir.

Niğde bir ansan olarak;

Boşa koyuyor, dolmuyor

Doluya koyuyor, almıyor

Sağa gitse bir şey değişmiyor

Sola gitse aynı keza

Yukarıdan aşağı baksa bir şey görünmüyor

Aşağıdan yukarıya zaten bakamıyor

Anlayacağınız kafalar fena karışık…

 

Anket 21 Nisan’a kadar internet üzerinden online olarak devam edecek.

 

Projenin koordinatörlüğünü üstlenen çok saygı değer dostum Prof. Dr. Başaran Öztürk’e, şimdiden anket sonuçlarını veriyorum:

 

Marka Kent Niğde Projesi’nin,

“Benim de Söyleyeceklerim Var” anketinin,

“Niğde, bir insan olsaydı hangi özellikleri taşırdı?” sorusuna,

Niğdelilerin verdiği yanıtta büyük çoğunlukla;

“Kafası karışık” şıkkı çıkar…

 

 

----

 

 

Akkaya Barajı’na günlük

100 milyar lira akıyor

Niğde Belediyesi’nin başlattığı “Atıksu Arıtma Tesisi” projesinin startı 3 ay önce verildi.

116 milyon 383 bin TL bedelde ihale edilen proje için bugüne kadar 9 milyon 942 bin TL harcanmış…

Eski parayla yaklaşık 10 trilyon lira…

Ve Proje bugün itibariyle yüzde 12 seviyesinde tamamlanmış.

Yanlış bilmiyorsam projenin bedeli, Niğde Belediyesi’nin İller Bankası payından ödeniyor. Yani İller Bankası, aylık olarak Niğde Belediyesi’ne göndereceği payın bir bölümünde kesinti yapıyor ya da İller Bankası’nın Belediyeye gönderdiği paydan, belediye inşaatı yapan müstecire para ödüyor.

Yıllık bütçesi 150 milyon lirayı bile bulmayan Niğde Belediyesi için 3 ayda ödenen 10 milyon liraya yakın para çok yüksek bir miktar…

Niğde Belediyesi’nin bu miktarın altından kalkması da çok zor görünüyor.

Matematiğim iyidir ama para hesabında yanılabilirim. Yanlışım varsa yetkililer ve ilgililer düzeltsin.

Şöyle ki:

Belediye, atıksu arıtma tesisi için 3 ay da 9.9 milyon lira ödeme yaptıysa,

Kasadan aylık yaklaşık 3.3 milyon lira gidiyor.

Aylık 3.3 milyon lirayı güne böldüğümüzde rakam 100 bin lirayı geçiyor.

Yani hergün Niğde Belediyesi’nin 100 bin lirası Akkaya barajına akıyor…

Bu gerçekten çok büyük bir rakam.

Bu parayı Niğde Belediyesi mi ödüyor, yoksa İller Bankası’nın başka bir formülü mü var bilmiyorum ama bir arıtma tesisi için günlük 100 bin lira Niğde Belediyesi’nin kaldırabileceği bir rakam değil.

Rakamlar ve ödemeler doğru ise buna başka bir çözüm yolu bulunmalıdır.

Bu tesis Niğde için önemlidir. Niğde’nin yıllardır kanayan yarası haline gelen Akkaya Barajı’ndaki kirliliğin önlenmesi için yapıldığı açıklanan atıksu arıtma tesisi mutlaka yapılmalıdır.

Ama bu tesisin parası Niğde Belediyesi’nin kasasından çıkacaksa ve her gün 100 bin lira Akkaya Barajına akıtılacaksa…

İşte orada sorun daha da büyür.

Günlük 100 bin lirayı arıtma tesise harcayan belediye, başka bir iş yapamaz…

Zira, Niğde Belediyesi’nin hayaca geçirmesi gereken onlarca devasa projesi var…

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

Editör:Seyid REFREF



Haber Yorumları

Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır.

Yorum Yazın

CAPTCHA security code

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.